Türkiye’nin Yükselişi Önlenemez Analiz
Habip BOZKURT ULUSLARARASI HUKUK VE KAMU HUKUKU UZMANI

JEOSAM Başkanı Habip Bozkurt:

Türkiye’nin Yükselişi Önlenemez

Eski Roma, siyaset felsefesindeki ilerlemesiyle öne çıkmıştı. Bir devletin nasıl büyüyebileceği veya bir halkın nasıl en iyi şekilde idare edilebileceği üzerine epey ilerlemişti. Peki Eski Roma’da bu düşünceleri icraata geçiren, üretimde yer alan, sokakların temiz kalmasını sağlayan yani işin hammaliyesini yapan bir grup yok muydu? Tabi ki vardı.

Almanya 19.yüzyılın sonunda başlattığı sanayi devriminde çağ atlamıştı. Bir ülkenin kalıcı kalkınması için ağır sanayi hamlesinin şart olduğunu tüm dünyaya kanıtlamıştı. Ülkenin işçi nüfusu %60’a yaklaşmıştı.

Peki o dönemin Almanya’sında bir ülkenin nasıl büyüyebileceğine ve halkın nasıl yönetilmesine dair kafa yoranlar yok muydu? “Yoktu” desek Otto Von Bismark’a haksızlık etmiş olmaz mıyız?

Bir de tersten bakalım…

Harika bir doğal güzellik ve zengin doğal kaynaklarına rağmen bugüne kadar dünya gündemine futbolu ve Rio Karnavalı’yla gelen Brezilya, bu rahatlığının bedelini ödemiyor mu yaşadığı derin kıtlıkla.

Aynı Brezilya’nın, BRİCS ülkelerinin ‘B’si olması, yaşadığı dev petrol üretim devrimi, kıta aşırı yeni ticaret anlaşmaları son dönemde de uyanmaya başladığının işareti değil midir mesela?

Aynaya bakalım biraz da…

Bir millet hayal edin ki; çalışma ile tatili aynı anda sevsin.

Yoğun tempoda çalışırken “e bir tatili hak ettim artık” da diyebilsin, tatilini uzatınca “e artık biraz da çalışalım” diyebilsin.

Üretimi seven, faydalı olmayı ibadet sayan, henüz başaramasa da ağır sanayi hamlesi hayali kuran, köylüsünü milletin efendisi sayacak kadar tarıma önem veren bir ülke, hayalini kurduğu şeyi gerçekleştirirse veya hayati konulara manevi alanda verdiği önemi reele dönüştürürse onu kim tutabilir?

Genç ve genç kalmaya istekli nüfusu, hoş görüsü, tüm farklılıklara açık yapısı, kararlı ve duyarlı duruşu Türkiye’nin en önemli avantajları…

Siyaset Bilimi, Medya, Hukuk, Ekonomi, Spor gibi hayati alanlarda her şeyin tam da istediğimiz gibi gittiğini söyleyemeyiz belki ancak bünyemizde barındırdığımız potansiyel dirayetimizin, bizi hayalini kurduğumuz o aydınlık günlere götürmeye yeteceğini de adımız gibi biliriz.

Bu Yazara Ait Diğer Makaleler