Türkiye ve Öz’e Dönüş Analiz
Rufiz HAFIZOĞLU Azerbaycan Trend Haber Ajansı

BAKÜ’DEN TÜRKİYE-AZERBAYCAN İLİŞKİLERİ YORUMU

Türkiye ve Öz’e Dönüş

Sovyet Sosyalist Cumhuriyetler Birliği’nde her şey daha farklı, daha güzel idi düşüncesine sahip kişiler hala mevcut. Bu kişilere göre; Sovyetler Birliği’nde eğitim, ekonomi, sosyal hayat daha farklı ve renkli idi.

Klimanın çalışması için Moskova’dan yazılı iznin, köylünün şehir merkezine gelmesi için özel izin belgesinin gerektiği o dönemi hala hatırlıyoruz. Bir de komünizmin dünyaya hakim olacağı ve Rusya’nın büyük kardeşimiz olduğu düşüncesiyle  yaşarken, hiç beklemedik yerden özgürlük ve Öz’e dönüş düşüncesi her şeyi tamamen değiştirdi.

Eskiden sürekli olarak hep masallarla kandırıldığımızın farkına vardık ve daha farklı ve özgür bir yaşam mücadelesi başlattık. Tabii ki kolay olmadı, senelerdir uyuyan bir toplum olduğumuz için aslında özgürlüğün tam anlamıyla ne olduğunun ve bu yolun ne kadar zor olduğunun farkında değildik.

Ayrıca 70 sene Rusya işgalinde yaşayan bir toplum olarak bizim için özgürlük sadece mazlum toplumların kapitalizme karşı direnişi idi. Kafalarda ‘Millilik’ adına ne varsa hepsi unutturulmuştu.

Aslında Azerbaycan’ın özgürlük yolunu ve bu yolda yaşadıkları sorunları ve zorlukları anlatmak  gibi derdimiz yok. Bu konu ile ilgili günlerce, aylarca konuşabiliriz. Ama söylememiz ve bilinmesi gereken bir şey var. Kardeş toplumların ve milletlerin ‘kaderi ve kederi’ aynı. Aslında Türkiye  ve Azerbaycan uzun yıllar birbirinden ayrı düşmüş bir millet, iki devlettir.

Her iki devletin de eskiye dayalı şanlı tarihi  var. Her iki devlet de tarih yazdı, zulümler gördü, dolayısıyla Anadolu Türk’ü ile Azerbaycan Türk’ü ve bu coğrafyada  yaşayan tüm Müslüman toplumlar aynı kaderi paylaştı, aynı acıya göz yaşı döktü. Ama sadece geçmişine dayanarak gururlanmak , yarınlar için bir şey yapmamak bir acizliktir. Gelecek nesiller için bir şey yapmamak, kültürel işgale boyun eğmektir.

Azerbaycan özgürlüğüne kavuştuktan sonra yanında duran tek devlet kardeş Türkiye oldu.

Ama nasıl bir Türkiye? Siyasi ve ekonomi sorunlara tek edilmiş bir Türkiye idi yanımızdaki. Her zaman bir beklentimiz ve temennimiz vardı: Kardeş Türkiye güçlü olsun , ekonomik, siyasi ve askeri yönden gelişmiş bir Türkiye olsun.

2001 yılından itibaren Türkiye’de siyasi anlamda bir gelişme yaşandı ve milyonlara umut olan AK Parti kuruldu. AK Parti’nin kuruluşu ile Türkiye’de  tam anlamıyla bir özgürlük ve Öz’e dönüş yaşandı. Böylece Türkiye eskiden birilerinin diktesi etmesi ile siyaset yapan bir devletten özgür, bağımsız ve başarılı politika yürüten bir devlete dönüştü.

AK Patri’nin en büyük başarısı sadece iş üretmek değil aynı zamanda , önceki hükümetlerin konuşmaya cesaret edemediği sorunları çözmesi oldu. Başta Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan olmak üzere birçok kilit isimle AK Parti zihinlerdeki tabuları yıktı.

Bugün karşımızda güçlü ve her alanda gelişmiş bir Türkiye var. Tabii tüm bunlar eski Türkiye hayali ile yaşayan , Türkiye’nin kalkınmasına istemeyen güçleri fazlasıyla rahatsız etti.

Hedef aynı üslup farklı olsa da  Türkiye’yi zayıf düşürmek isteyen herkes aynı safta birleşti.

Darbe girişimi , terör tehditi ile baş başa bırakıldı Türkiye. Ama Allah zalimlere ne fırsat, ne de başarı nasip etti.

Öz’e dönüş, milli devlet olmak  kolay değildir Efendiler!!! Ama bilinmesi  gereken bir şey var: Türkiye bir emanettir. Bu emanete çalışarak, devlete destek olarak, safları sıkı tutara sahip çıkmak gerekir.

Bu yapılmazsa yani bu emanete ihanet edilirse, şimdi ‘Eski’ dediğimiz o geçmiş Türkiye, gelecekteki Türkiye göz önüne alındığında bir ‘Cennet’ olur.