Türkiye-Çin Yakınlaşması Analiz
Machiko KANETAKE United Nations University

Asya’da Yeni Dengeler

Türkiye-Çin Yakınlaşması

Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankası ile Çin Merkez Bankası arasında yenilenen swap (para takası) anlaşması çerçevesinde Çin Yuanı fonlamasının ilk kullandırımı yapıldı. Aynı gün Turkcell ve Huawei Türkiye, ileri tarihli tüm kontratlarını Çin’in yerel para birimi Yuan cinsinden yapma konusunda anlaştıklarını duyurdu.

İki merkez bankası arasındaki swap anlaşması belli miktarda yerel paranın birbirleriyle değiş tokuş edilmesini, belirlenen süre dolunca da birbirlerine ana paraları iade etmelerini öngörür. Bu esnada yapılan ikili ticarette dolar veya avro gibi üçüncü bir ülkenin para birimi kullanılmaz. Bu anlaşmaya göre çeşitli sektörlerdeki Türk şirketleri Çin’den ithalatlarını Yuan cinsinden ödeme yaparak gerçekleştirecekler. Böylece Türkiye ve Çin arasındaki ticaretin kolaylaşması ve üçüncü bir para biriminin kullanımından kaynaklanan masrafların düşmesi bekleniyor.

Ticaret Bakanlığı verilerine göre Çin Türkiye’nin dış ticaret açığı verdiği ülkeler sıralamasında ikinci sırada bulunuyor. Türkiye Çin’e en fazla mermer ve traverten, ekosin, su mermeri ve kireçli taşlar ihraç ediyor. Çin’den ise en fazla telefon cihazları, ses, görüntü veya diğer bilgileri almaya veya vermeye mahsus cihazlar ithal ediyor. 2020 yılı Ocak-Nisan döneminde Türkiye’nin ithalatında ilk sırayı Çin aldı. Bu dönemde, Çin’den yapılan ithalat 6 milyar 577 milyon dolar oldu. Türkiye’nin ihracatındaki ilk beş ülke sırasıyla Almanya, ABD, Birleşik Krallık, Irak ve İtalya oldu. Çin bu sıralamada çok gerilerde yer alıyor.

Çin’in sadece Türkiye’ye değil başta ABD olmak üzere pek çok ülkeye karşı ticaret fazlası verdiği bilinen bir gerçek. Çin’e karşı verilen yüksek ticaret açığını diğer ülkeler gibi Türkiye de zaman zaman sorguluyor. Ancak Çin’deki ucuz iş gücü ve maliyet avantajı Türkiye’de yok. Bu nedenle son 30 yılda Türkiye pek çok pazarda ucuz Çin mallarına karşı rekabet edemedi. Her ne kadar son dönemlerde Çin’de de işgücü ve maliyetler artmaya başlasa da Çin hala bu avantajı kullanmaya devam ediyor.

Nisan ayında Türkiye Ticaret Bakanı Ruhsar Pekcan ile Çin Ticaret Bakanı Zhong Shan telekonferans yöntemiyle Türkiye-Çin ticari ilişkilerini görüştü. Bu görüşmede iki ülke arasındaki karşılıklı ticaret ilişkileri, ikili ticaretin dengeli bir yapıya kavuşturulması, Karma Ekonomik Komisyon (KEK) gündemleri, yerel paralarla ticaret, Kuşak ve Yol girişimi, e-ticaret ve Türkiye’nin tarım ürünleri ihracatı gibi konular ele alındı.

Ticarette bir ülkenin kazancı sattığı ürünlerin katma değerini yükselttiği ölçüde artar. Bu noktada Türkiye’nin ürünlerindeki ileri teknoloji payını artırması ve hammadde veya teknoloji yoğunluğu düşük ürünler satıp teknoloji seviyesi yüksek ürünler alan mevcut pozisyonunu değiştirmesi gerekiyor.

Ticaret Bakanlığı’nın tespit ettiği ve Çin’e ihraç potansiyeli taşıyan ürünler ayakkabı, hazır giyim ürünleri, seramik materyalleri, zeytinyağı ve bazı tarım ürünleri olarak sıralanıyor. Bu fasıllarda Türkiye ihracatçılarının Çin pazarından pay alma şansı var. Diğer yandan Türkiye’nin iyi bir tedarikçi olduğu motorlu taşıt aksam ve parçaları, medikal ekipmanlar ve elektrikli-elektriksiz makinelerde de Türkiye Çin için tedarikçi olma şansına sahip, ancak bu fırsat şimdiye kadar kullanılmamış.

Türk ihracatçıların Çin pazarına neden giremediği konusunda farklı görüşler var. Çin tüketicisinin talepleri ve pazar Türkiye’den farklılıklar gösteriyor. Bölge ülkeleri arasında çok güçlü bir ticaret var. Ayrıca iki ülke arasındaki yatırımın gelişmemiş olması çok önemli bir sebep. Zira önce yatırım ilişkileri gelişir, bu da ekonomik ve ticari ilişkileri artırır. Mesafe sorunu günümüz teknolojileri ve imkânları ile aşılabilir yeter ki lojistik anlamında yeni nesil çözümler devreye girsin. Türkiye İhracatçılar Meclisi’nin 2020 yılı planlamasında bu konu yer alıyor. Ticaret Bakanlığı, İhracatçı Birlikleri ve lojistik sektörü ile bir araya gelerek Türkiye’nin hedef pazarlarına erişimini kolaylaştıracak ve ihracatçılara destek olacak Lojistik Merkezlerinin hayata geçirmeyi planlıyor. Bu çalışmaların Çin’e ihracatı artırması ve ikili ticaretin iki tarafa da kazandıran bir zemine oturmasını kolaylaştırması bekleniyor.

Çin Asya’nın devi… Türkiye bu deve yaklaşmakla çıkarlarını korumak isteyecektir. Bunda şaşılacak hiçbir şey yok.

Bu Yazara Ait Diğer Makaleler