Türkiye Büyümekten Vazgeçsin Huzura Kavuşur Röportaj
JEOSAM Jeopolitik Stratejik Araştırmalar Merkezi

Ekrem Kızıltaş’tan İlginç Çıkış

Türkiye Büyümekten Vazgeçsin Huzura Kavuşur

İÇERİDE VE DIŞARIDA KARARLI ADIMLARLA İLERLEMEYE ÇALIŞAN TÜRKİYE SÜREKLİ HEDEFTE. SUİKAST, DOLAR OPERASYONU VE TERÖR SALDIRILARI DERKEN TOPLUMSAL KAOS ARZUSU İYİCE ÖN PLANA ÇIKTI. PEKİ KENDİ BÖLGESİNDE ETKİ GÜCÜNÜ HIZLA ARTIRMAK İSTEYEN TÜRKİYE, NEDEN HEDEF TAHTASINDA?

Türkiye’nin başarılı olmasını istemeyen dış güçler ve bunların içerdeki uzantıları tarafından boy hedefi olarak algılandığını vurgulayan Gazeteci-Yazar Ekrem Kızıltaş, “Şuan ki Türkiye farklı bir Türkiye. 2002’den beri kendi kararlarını kendisi almaya çalışan ve kendi ayakları üzerinde duran bir Türkiye’ye doğru gidiyoruz. Birileri çok rahatsız” dedi.

TÜRKİYE’NİN BOYUN EĞMESİNİ İSTİYORLAR

“Türkiye büyük olmaktan vazgeçsin, boyun eğsin bir anda huzura kavuşur söylemleri dikkat ederseniz son dönemlerde Türkiye ile ilgili açıklama yapan birçok kimsenin tespiti. Doğrudan gelişme, ilerleme, büyüklere rakip olma ya da Birleşmiş Milletler’i eleştirme, oradaki 5 ülkenin hâkimiyetini sorgulama, hatalarını söyleme, dünya beşten büyüktür deme gibi bir sürü talebimiz var. Bunlar yüzünden Cumhurbaşkanımıza ‘Diktatör’ demeye cüret ediyorlar. Bunun yanında da objektif olarak hiçbir konuda eleştiremedikleri Türkiye’ye bir takım algı operasyonlarıyla güya ders veriyorlar. Dertleri bize teslim ol, bizim istediğimiz gibi yürü. Türkiye maalesef hem bu açıdan dışarıdakilerle, hem de onların içerdeki uzantılarıyla kavga etmek durumunda.”

 

BİZİ YÖNLENDİRMEYE ÇALIŞIYORLAR

“Bizimle doğrudan savaşamayan güçlerin, terör olayları vasıtasıyla bizi arzu ettikleri yere doğru kanalize etme girişimlerine şahit oluyoruz. Ama Türkiye’yi yönetenler bunun böyle olmayacağını, son olmayacağını ve ne kadar taviz verirseniz verin bunların önünü alamayacaklarını iyi bildikleri için teröre karşı mücadeleyi, bu konuları mümkün olduğu kadar terör örgütüyle mücadele ederek üstesinden gelmeyi amaçlıyorlar.”

 

İYİ TERÖR, KÖTÜ TERÖR

“İlgi çekici olan 21. yüzyıldayız, 2016 senesindeyiz. Birleşmiş Milletler var, Güvenlik Konseyi var, AB var, Avrupa İş birliği Teşkilatı gibi sayabileceğimiz birçok örgüt var. Bunların her birinin de temel varlık sebepleri arasında terörle mücadele var. Fakat tuhaf olan şu, dünya üzerinde bütün ülkelerin üzerinde ittifak ettikleri ve ortak mücadele edebildikleri bir terör tanımı yok. Bu da bize hemen her ülkenin, teröre biraz da ‘benim terörüm senin terörün’ şeklinde baktığını ve kendi işine yarayan veya kendi kullanabildiği terörü iyi, başkalarının kendi aleyhine kullandığı terörü kötü kabul ettiği şekilde bir fikri akla getiriyor. Genel olarak zaten uluslararası camiada terör olayları olduktan sonra bütün açıklamalar bu yönde oluyor. Türkiye’nin bu konuda durumu ciddi şekilde farklı. Çünkü Türkiye tarihe de baktığımızda farklılıkları bir arada yaşatabilme konusunda pek benzeri görülmeyen Osmanlı tecrübesini miras olarak devir alan bir ülke.”

 

TERÖRÜN BİR TALEBİ YOK ARTIK

“Türkiye’de yaşanan terör olayları nedeniyle ciddi şekilde zayiat vermeye devam ediyoruz. Bu tür terör olaylarının 20 sene önce kendi içinde bir mantığı vardı. Terör örgütü bir şey yaptığı zaman, Türkiye’nin sosyolojik yapısıyla ya da hukuki yapısıyla alakalı bir takım talepler tercih ediyordu. Fakat dikkat ederseniz son dönemdeki saldırıların hiçbirinde terör örgütünden bu konuda tek bir açıklama bile gelmedi. Buradan da anlıyoruz ki terör örgütü şu anda bir taşeron olarak devreye sokulmuş ve Türkiye üzerinde hesapları olan bir takım mihrakların arzuları ve talimatları doğrultusunda bu olayları gerçekleştiriyor.”

TÜRKİYE FARKLI BİR TÜRKİYE

“Türkiye Cumhuriyeti önceki yıllarına baktığımızda sırtına vur ağzından lokmasını al şeklinde yaşayan bir devlet idi. Mesela yakın zamanda Cumhurbaşkanlığı ve Başbakanlık yapmış bir isim 1990’lı yıllarda bir krizle karşı karşıya kalındığında bir gazeteci arkadaş “Ne yapacaksınız?” sorusuna, “ABD emredecek biz yapacağız” diye cevap vermişti. Bu biraz belki ironik bir ifade, belki içinde kısmen espri barındıran bir söz ama eski Türkiye’nin gerçeği. Şuan ki Türkiye farklı bir Türkiye. 2002’den beri kendi kararlarını kendisi almaya çalışan ve kendi ayakları üzerinde duran bir Türkiye’ye doğru gidiyoruz. 2002 öncesi Türkiye milli gelirinin büyük bir bölümünü faize ödeyen bir ülkeydi sadece.”

Bu Yazara Ait Diğer Makaleler