Tarık Bin Ziyad Ne Yapmıştı? Analiz
Dr. Ahmet ANAPALI TARİH ARAŞTIRMACISI

Dr. Ahmet Anapalı’dan Hatırlatma:

Tarık Bin Ziyad Ne Yapmıştı?

Akla, gemileri yakarak İspanya’ya çıkan ve bölgeyi fethederek İspanya Fatihi ismi ile anılmayı hak eden Tarık Bin Ziyad ve onun şanlı mücadelesi geliyor.

Tüm mütedeyyin çevreler hemen;

Söz hazır İspanya’dan açılmışken gelin size Tarık Bin Ziyad’dan ve Endülüs Müslümanlarından bahsedeyim deyip konuşmaya başlıyorlar.

Bu arada iyi de ediyorlar.

Yani her fırsatta bu şanlı mücahidleri anmak ve ruhlarına Fatiha okutmak lazım.

İyi ama;

Sadece bu mu? yani İspanya, Portekiz, biraz Fransa toprakları ve topyekün İber Yarımadası konuşulduğunda sadece bunlar mı akla gelmeli?

Bu sorunun cevabı koca bir hayır…

Bugün ben size İspanya Endülüs Müslümanları ile alakalı harika ama hemen hemen hiç bilinmeyen bir detaydan bahsetmek istiyorum.

Bir ucu Atlas Okyanusu’nda, bir ucu Orta Asya sınırında olan devasa büyüklük ve güçteki Roma İmparatorluğu 313’ten sonra yüz küsur yıllık bir süreçte aşamalı olarak Hıristiyanlık dinine geçti ve önce ki dini olan “pagan” yani Zeus’lu, Atlas’lı, Herkül’lü, Pegasus’lu saçma sapan bir din olan   putperestliği terk etti.

Din değiştiren, pagan putperestlikten Hıristiyanlığa geçen Roma İmparatorluğu ilim ve kültür adına bir fenalık yaptı ve kendisine putperest zamanlarından kalma ne varsa her şeyi, her nesneyi, her belgeyi, her kitabı yaktı, yıktı, yok etti.

Bu arada Antik putperest Avrupa’nın ilim ve kültür hafızası olan Aristo, Sokrat, Eflatun, Georgias, Aneksimenes, Zenon ve daha nicelerinin kitapları, külliyatları yakıldı. Ortadan kaldırıldı.

Ardından gelen yüzyıllarda ise Avrupa ve İntelejansıyası bu türk değerlerin isimlerini bile unuttu.

Avrupa bu isimleri unuttu ama İspanyalı Endülüs Müslümanları aslı Latince olan bu filozof ve kitaplarını Arapçaya çevirip ders kitabı olarak okumaya ve yeni geldikleri Avrupa kıtasının ilim hafızasını tanımaya başlamışlardı.

Kanlı Avrupa tarihinin bilhassa 13 ve 14. Yüzyıllarından sonra ortaya çıkan ve kilisenin saçma sapan uygulamaları ile meydana gelen skolastik ve dogmatik teolojik kuramların doğru olmadığı bilimsel anlamda ispatlanınca Avrupa fikri ve ruhi anlamda derin bir boşluğa düştü.

Avrupa’da “Ateizim” fırtınası esti işte tam olarak bugünlerde önce sanat kültür ve bilim sahalarında ortaya çıkan “Rönesans” akımından ilham alan “Reform” kavramı tüm kıtayı sardı.

İşte bu dönemlerin hemen ardından Antik ve pagan olan Roma ve Yunan kültürlerine bir dönüş yaşandı ki biz bu dönüş döneminde “Hümanizm” diyoruz.

İşte bu dönemde Avrupa fikir dünyası yüzyıllar önce Latince’den Arapça’ya çevrilerek Endülüs Üniversitelerinin kütüphanelerinde yerini alan Antik Filozofların külliyatlarını tekrar Latinceye çevirdi ve,

Avrupalı Üniversitelerin kütüphanelerine gönderdi. Bu andan itibaren Avrupa tekrar, Aristo, Sokrat, Eflatun vs… gibi filozofları tanımaya okumaya ve okutmaya başladı.

Yani ey Avrupa;

Siz eğer bugün bu isimlerini saydığım ve saymadığım Antik düşünürleri biliyor ve kullanıyorsanız bu tamamen;

İspanya’yı yüzyıllarca yurt edinmiş Endülüs Emevi Müslümanlarının sayesindedir.

Bu hakikati Avrupa unutsa bile hatırlatmak tamamen bizim vazifemizdir.

Bu Yazara Ait Diğer Makaleler