Sultan Murad FETÖ’süne Ne Yaptı? Analiz
Dr. Ahmet ANAPALI TARİH ARAŞTIRMACISI

Tarihçi Dr. Ahmet Anapalı:

Sultan Murad FETÖ’süne Ne Yaptı?

Tarih bilenler bilir, devletimizin dış düşmanın iç düşmana göre daha az ve neredeyse rahmet okutacak kadar etkisiz olduğu dönem, yani iç düşmanların dış düşmanlara nazaran daha fazla olduğu dönem Osmanlı’nın 17. Padişahı Sultan 4. Murad dönemidir.

            Hem haini bol hem de size biraz garip gelecek ama “Fetö”sü bol. yahu Fetö bugüne ait bir kavram değil midir? diye sormayın sakın. o devirde de Fetö vardı.

            Sultan 4. Murad ve dönemi, Osmanlı padişahları arasında en ilginç sultanlardan birisidir. Dönemi ise en az bugünler kadar “alengirli”dir bu anlamda çok kritiktir bir dönemdir.

            Bu açıdan ciddi manada 4.Murad ve Dönemi Sempozyumu” yapılmalı ve hem IV. Murad hem de bu yüzyıl enine boyuna tartışılmalı, yeni araştırma konuları belirleneceği gibi gelenekçi yorumlarda güncellenmelidir.

            eğer kriteriniz ve yaslandığınız kaynak batı ise, 4. Murad denilince ilk akla gelen özelliği hiç şüphesiz içkiye düşkünlüğü ve tab’an aman vermez sert bir mizaca sahip olmasıdır. Buna dair örnekler toplanacak olsa, her halde çok rahatlıkla bir kitap telif edilebilir.

            Eğer yaslandığınız kaynak Osmanlı kaynakları ise içki müptelası bie sultan değil, çok sancılı ve ölümüne ağır geçen bu yüzden doktorlar tarafından acıları dinsin diye “Afyon” verilen bu yüzden de hep sarhoş gibi gezen bir sultan göreceksiniz.

            Fakat tüm kaynaklardaki ortak nokta çok sert ve aman vermez bir mizaca sahip olmasıdır. buna en iyi örnek; Bağdat Seferi sırasındaki bazı uygulamaları olsa gerektir. Bu açıdan Eskişehir dolaylarında “Sakarya Şeyhi” olarak nam salan ve yanına 7-8 bin kişi toplayarak reayayı haraca bağlayan Ahmed isimli şahsın idamı son derece manidardır.

            bu kişi tıpkı bugün kendisine bağlı olan şaşkın geri zekalıları “mehdi” ve zamanın kurtarıcısı olarak tanıtan ve inandıran Amerikan Şarlatanı Fetö gibi etrafını haşhaşi zihniyetli zavallılarla doldurmuştu.

            Adı geçen kimse kendisini mehdi olarak tanıtmış ve müritlerine kendisini kılıç kesmeyip tüfek işlemeyeceğine inandırmıştı. Bu durum IV. Murad’ın kulağına gidince hemen yakalanıp huzuruna getirilmesini istedi. IV. Murad’ın yakalanan şahsa ilk sorusu;

            “Bak, sen hazret-i İsa’yım der imişsin gerçek midir” diye sordu. Zira sahte mehdi gittiği yerlerde kendisini “ahir zamanda zuhur edecek Mehdi benim” diye tanıtırdı.

            4. Murad’ın bu sorusu karşısında nutku tutulan sahte Mesih Ahmed, padişaha;     “Haşa, ben Ümmet-i Muhammed’denim ve Hz. İsa A.S’a muztazırlardanım” diye cevap verdi. Zira bu kişi mehdilik davası edip silah işlemeyeceğini söylemesi de padişahın kulalığa gitmişti. Bunun üzerine yanında bulunan cellat Kara Ali’ye siyaset emr etti.

            Bunun üzerine anadan üryan soyulup parmakları kesildi ve karnı deşildi bu sırada Celladın acele ettiğini göre IV. Murad;

            “Acele etme cellad ağa, evme”

            diye de seslendi. Daha sonra bu şekilde bi eşeğe bindirildi ve bu adamın mehdi olmadığı orduya ilan edildi. Sonrasında cellad yarım kalan işi tamamladı ve kişinin burnu, kulakları, elleri ve ayakları kesildi.

Bu Yazara Ait Diğer Makaleler