SLİKON VADİSİ’NDE NELER OLUYOR? Analiz
Machiko KANETAKE United Nations University

Sosyal Medya Savaşlarında Yeni Raund

SLİKON VADİSİ’NDE NELER OLUYOR?

        Varlıkları artık tartışılmaz bir ihtiyaç haline gelen sosyal medya şirketleri yeni bir viraja girdi.

        FacebookTwitter ve Google gibi büyük platformlar şimdiye kadar kulaktan kulağa dolaşan ancak açığa çıkmamış birçok iddianın ortaya çıkmasıyla zor günler geçiriyor. Nisan ayı başında Cambridge Analytica adlı veri analiz şirketinin yaklaşık 87 milyon Facebook kullanıcısına ait verileri elde etmesine ilişkin skandal günlerce ABD ve İngiliz basınına konu olmuştu.

Merkezi Londra’da bulunan şirket ile müşterilerin verilerini paylaşan Facebook’un, 1998 sayılı Veri Koruma Yasası’nı ihlal ettiği belirtilmiş, Facebook kurucusu ve Üst Yöneticisi (CEO) Mark Zuckerberg, ABD Senatosu’nda verdiği ifadede, “Kullanıcılarımızın verilerini tam olarak koruyamadık” diyerek özür dilemişti. Tüm bunların ardından sosyal medyada ‘Facebook’u silin’ (Delete Facebook) kampanyası başlamış ve kampanya kısa sürede popüler olmuştu. Hatta kampanyaya Facebook’un bünyesinde bulunan WhatsApp’ın kurucusundan da destek gelmişti.

İngiliz Channel 4 haber kanalının yayımladığı gizli kamera çekimlerinde, şirketin bazı yöneticileri, internette “siyasetçilerin itibarını sarsmak için aşk tuzakları hazırlanabileceğini ve rüşvet verilebileceğini” söylerken görülmüştü.

Şirket CEO’su Alexander Nix’in “Şirketle dünya genelinde gizli şekilde seçim kampanyaları yürüttüklerini” söylediği ortaya çıkmıştı. Bu açıklamalar üzerine çok sayıda hesaba erişerek veri ihlalinde bulunduğu iddia edilen Cambridge Analytica’nın CEO’su Nix görevden alınmıştı. Facebook ise konuyla ilgili “verilerin usulüne uygun kullanılmadığıyla ilgili iddiaların gözden geçirileceğini, Cambridge Analytica’nın faaliyetlerinin incelenmesi için kendi uzman ekibini görevlendirdiğini” açıklamıştı.

Mark Zuckerberg, Cambridge Analytica’nın, 87 milyon Facebook kullanıcısının hesaplarından izinsiz topladığı kişisel verileri, ABD ve İngiltere’de siyasi seçimleri etkilemek için usulsüzce kullandığına yönelik iddiaları, 44 ABD Senatörü önünde değerlendirmiş, “Facebook, Sosyal Medya Gizliliği ve Veri Kullanımı ve Suistimali” adlı oturumuna basın yoğun ilgi göstermişti.

Zuckerberg, iddialar hakkında ABD Senatosu’nda ifade vermiş, o ifade verirken Facebook hisseleri yüzde 5 değer kazanmıştı. Dolayısıyla Zuckerberg kaybettiği milyarlarca doların 3 milyarını geri almıştı. Senatör Whip Durbin, Zuckerberg’e “Dün gece kaldığınız otelin adını bizimle paylaşır mısınız?” diye sormuş, Zuckerberg’in bu soruya olumsuz yanıt vermesi üzerine bu kez de geçen hafta kimlerle mesajlaştığını söylemesini istemişti. Zuckerberg’in “hayır söyleyemem” şeklinde yanıt vermesi üzerine Durbin, “Sanırım her şey bundan ibaret, gizlilik hakkınız” diye cevap vermişti. Bu diyalog birçok insanın ilgisini çekmiş, oturumda kaydedilen bu görüntüler günlerce izlenmişti.

Bu skandal nedeniyle uzunca bir süre gündemden düşmeyen Facebook’a verilen ceza ise yakın dönemde yapılan resmi duyuru açıklandı. İngiltere’nin verilerin korunmasından sorumlu denetim kurumu olan İngiltere Bilgi Komisyonu Ofisi, Facebook’a veri paylaşım ihlalleri kapsamında 646 bin dolar /yaklaşık 3.7 milyon TL ceza verildiğini açıkladı.

Facebook, haber kaynağında rahatsız edici her tür içeriği tutabilecek bir sistem geliştirdi. 2019 yılının başlarında devreye gireceği belirtilen ve “Sınır çizgisi” adı verilen sistem ile kullanıcılar içeriklerini zararlı olabilecek herhangi bir tehlikeden koruyabilecek veya filtreleyerek seçim yapabilecek. Böylece insanların hesaplarını kontrol edebilmelerini sağlayarak, özgür ifade ve güvenlik ilkelerini daha iyi gerçekleştirebilecek. Ayrıca bu sistem nefret söylemlerinin paylaşılmasını engellemek için de önemli bir adım gibi görünüyor. Standartlara uygun olmayan paylaşımları tespit etmek için şirket ayrıca kullanıcı şikâyetlerini de dikkate alıyor.

ABD’de 6 Kasım’da yapılan Kongre ara seçimleri öncesinde, “yalan haberlerle mücadele etmek” için “Harekât Odası” kuran Facebook, platformun seçimleri etkilemek ve yalan haber yaymak amacıyla kullanılmasını engellemek için çalışmalar gerçekleştirdi. Şirketin Kaliforniya’daki Menlo Park kampüsünde kurulan Harekât Odası’nda, seçimlere müdahale noktasında farklı uzmanlar bir araya gelerek çalıştı.

Bu proje özellikle Facebook’un 2016 yılında ABD başkanlık seçimlerinde Rusya’nın manipülasyonlarına alet olması ve birçok güvenlik açığının ortaya çıkması üzerine geliştirildi. Uzmanlar 6 Kasım’daki seçim gününe kadar sosyal medya üzerindeki trendleri gözlemlemiş ve başta Rusya ve Çin’den gelecek olası müdahalelerin yanısıra nefret söylemini, yalan haberleri ve trolleri yapay zekâ programları ile denetlemişti.

Ağustos ayında 100’den fazla Facebook çalışanı, sol görüşü benimsemedikleri için sıklıkla çalışma arkadaşları tarafından saldırıya uğradıklarından dolayı şikâyette bulunmuştu. Ayrıca 2017’de Facebook’tan ayrılan, Oculus’un eş kurucusu Palmer Luckey’nin Başkan Trump’ı desteklediği için kovulmuş olabileceği söylentileri de dolaşmaktaydı. Tüm bunlara ek olarak Facebook, Başkan Trump ve Texas Eyaleti Senatörü Ted Cruz’un da aralarında bulunduğu birçok muhafazakâr söylemi bastırmakla suçlanıyor. Örneğin platform, bu ay konuşmaları nedeniyle ilgi çeken aşırı sağcı teorisyen Alex Jones’u engelledi. Bu hareketler birçok gazeteci tarafından şirketin anti-muhafazakâr bir önyargıya sahip olduğuna dair kanıtlar olarak değerlendirildi.

Tüm bu iddialar şirket ile iki önemli incelemenin sonuçlanacağı sırada geldi. Çalışanların siyasi ideolojileriyle ilgili açıklamaları, Facebook operasyon direktörü Sheryl Sandberg’ün seçimlerde sosyal medya manipülasyonları hakkındaki Senato sorgusunda tanıklık yapacağı tarihten bir hafta önce ortaya çıktı.

Zuckerberg ise bu iddiaları incelemek üzere Arizona’dan Cumhuriyetçi Senatör Jon Kyl ve Washington’daki bir hukuk firması ile anlaştı. Kyl’in ekibi Lincoln Network’den görüş ayrımcılığına dair anket verilerini istedi ve verileri faydalı bularak bulguları kendi incelemeleriyle birleştirdi. İnceleme sonuçlarının bu ay Facebook’a sunulması bekleniyor, ancak Facebook’un bu bilgiyi halka açıklama olasılığının düşük olduğu da konuşulanlar arasında.

Yakın zamanda gerçekleşen genel katılımlı bir toplantıda hem Zuckerberg, hem de Sheryl Sandberg, Facebook’un “farklı bakış açılarına hoşgörü göstermekle kalmayıp, aynı zamanda bunun desteklendiği bir yer” olmasının önemli olduğunu ifade ettiler. Bu açıklamanın, Facebook liderleri tarafından somut eylemlerle destekleneceği umuluyor.

Diğer taraftan Twitter, Facebook ve Google gibi platformlara karşı yapılan önemli eleştirilerden biri, muhafazakâr bakış açılarına karşı önyargılı olduklarıdır. Konu ile ilgili Google CEO’su Sundar Pichai eylül ayında, Google arama sonuçlarının liberal görüşleri kayırdığını iddia eden eleştirilere karşı çalışanlarına tarafsız kalmalarını hatırlatan bir bildiriyi şirket çapında yayınladı.

Twitter CEO’su Jack Dorsey ise yaptığı açıklamalarla ses getirdi. Dorsey “Twitter’da muhafazakâr çalışanlar fikirlerini ifade etmek için kendilerini güvende hissetmiyorlar. Bunun adil ve doğru olduğunu düşünmüyorum” diyerek herkesin bildiği şeyi yüksek sesle söyleyerek itiraf etti.

Bakalım gelecek günler neler getirecek?

Bu Yazara Ait Diğer Makaleler