Sahi Arapların Derdi Ne? Analiz
Nadine STEİGER NORVEÇ UNIVERSTY OF BERGEN

Türkiye’ye Barış Pınarı Tavrı

Sahi Arapların Derdi Ne?

         Sürecin en hararetli anında Arap Birliği‘nin Türkiye’nin kuzey Suriye’de gerçekleştirmekte olduğu Barış Pınarı Harekatı‘nı kınaması, Türk halkı ve siyasi çevreleri nezdinde ciddi tepkilere neden oldu. Birlik, Türkiye’nin harekatının bir Arap devletinin egemenliğinin ihlali olduğunu ve harekatı Suriye’nin toprak bütünlüğüne tehdit olarak değerlendirdiğini belirtti. Bu, Türkiye’nin gerçekleştirdiği harekatın, muazzam derecede yanlış bir pencereden sunulması anlamına geliyor.

Arap Birliği’nin belirttiğinin aksine, Türkiye’nin harekatı, Suriye’nin kuzeyini, uluslararası düzeyde terör örgütü olarak tanınan PKK’nın bir uzantısı olan terör örgütü PYD/YPG’nin kontrolünden kurtarmayı hedefliyor. Harekat aynı zamanda yerinden edilmiş milyonlarca Suriyeli Arabın yanı sıra Kürtlerin ve Türkmenlerin de anavatanlarına dönmelerini sağlamayı amaçlıyor.

Bu nedenle, Türkiye’nin harekatının, Arap Birliği’nin Arapların haklarını savunmaya yönelik kuruluş maksatlarıyla paralel olduğu gayet ortada. Mısır, Suudi Arabistan ve Birleşik Arap Emirlikleri gibi güçlü ülkeler tarafından yönlendirilen Arap Birliği’nin, milyonlarca Suriyeli Arabın lehine olan harekatı açıkça kınaması hem saçma hem de çelişkili.

Esed rejimini, barışçıl Esed karşıtı Suriyelilerin gösterilerini şiddetle bastırmasının ardından 2011 yılında ihraç eden Arap Birliği’nin bu harekatta tutup da Suriye rejimini savunması bir çelişki, mesela. Arap Birliği, Suriye’nin milyonlarca Arap vatandaşının ölümünden ve ülkeden kovulmasından sorumlu olduğuna inanılan Esed rejimini destekleyerek, Türkiye’de yaşayıp memleketlerine emin ve güvenli bir şekilde geri dönmeyi bekleyen milyonlarca Arabın haklarını ve onurunu ayaklar altına almış oluyor.

Türkiye’nin harekatının başlamasının ardından Arap Birliği, Suriye rejiminin birliğe yeniden kabul edilme sürecini hızlandırdı. 12 Ekim’de gerçekleştirdikleri acil toplantıda, Irak ve Lübnan gibi ülkeler Suriye’nin Arap Birliği’ne geri dönmesi çağrısında bulundu. Bu çabalara rağmen, bazı Arap Birliği üyelerinin Suriye rejimini devirmek için gayret göstermekte olduğu bir durumda diğer bazı üyelerin rejimle nasıl çalışacağı ise belirsizliğini koruyor.

Arap Birliği’nin diğer ikiyüzlü yaklaşımı, ABD ile Rusya’nın Suriye’de terörle mücadele adına sebep olduğu muazzam derecedeki yıkım karşısında sessiz kalmaları. Bu iki ülkenin ordusu, Halep ve Rakka gibi başlıca Suriye şehirlerini tahrip etti, büyük sayıda sivili katletti ve beş milyondan fazla Suriyeliyi yerinden etti. Arap Birliği bu iki ülkenin askeri tedbirlere aşırı derecede başvurması konusunda ne bir açıklama yaptı ne de bir kınamada bulundu.

Ama diğer yandan Türk ordusunun Cerablus ve Afrin’de gerçekleştirdiği önceki harekatlarında sivillerin ve yerleşim alanlarının korunmasına yönelik kanıtlanmış hassasiyetine ve bu iki şehirde hayatın normale dönmüş olmasına rağmen Arap Birliği Türkiye’nin kuzey Suriye’deki harekatını kınadı.

Arap Birliği’nin Türkiye’ye ve askeri harekâtına karşı takındığı tavırdaki son paradoks ise Suriye halkına yönelik çifte standardı. Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın, Arap Birliği’ndeki Türkiye karşıtı kampa, özellikle de Mısır, Suudi Arabistan ve BAE’ye sorduğu soru geçerliliğini koruyor: “Ülkenize kaç Suriyeli Arap kabul ettiniz?”

Arap Birliği’nin en zengin üyelerinden olan Suudi Arabistan, BAE ve Bahreyn’in hiçbir Suriyeli mülteci kabul etmediği gerçeğinin altı çizilmelidir. Bu gerçeklerin ışığında bakacak olursak, Arap Birliği’nin Türkiye’nin Suriye politikası hakkındaki eleştirileri, Türkiye’nin ta 2012’den beri yerine getirmediği hiçbir vaat içermiyor.

Katar ve Somali gibi birçok Arap Birliği üyesinin Arap Birliği’nin kınama açıklamasını reddettiği, Fas’ın ise Arap Birliği’nin açıklamasının Rabat liderliğinin görüşünü yansıtmadığını ifade ederek birliğin bu davranışından teberri etmiş olduğu da vurgulanmalı.

Erdoğan’ın ısrarıyla Araplara çok merhametli davranan Türkiye, bu Arap liderlere aynı merhameti göstermeyecek. Burası çok net.

Bu Yazara Ait Diğer Makaleler