Prens Selman Yargılanabilir Analiz
Annika WESTBERG Umea Universitet

Suudi Arabistan’da Şok

Prens Selman Yargılanabilir

El-Cabiri Haziran 2017’de Veliaht Nayif’in görevden alınmasından ve ardından Veliaht Bin Selman öncülüğünde “yolsuzlukla mücadele” adı altında başlatılan kapsamlı tutuklama/tasfiye sürecinden hemen önce, Mayıs 2017’de Suudi Arabistan’dan Kanada’ya iltica etti.

Suudi yetkililer “zimmetine kamu malı geçirme” ve “görevi kötüye kullanma” suçlamalarıyla Eylül 2017’de el-Cabiri hakkında soruşturma ve tutuklama kararı çıkardı. El-Cabiri’nin görevde bulunduğu süreçte dönemin İçişleri Bakanı Nayif’in onayıyla “yolsuzluk şebekesi” kurduğu ve 11 Eylül saldırıları sonrasında “terörle mücadele” adı altında oluşturulan 20 milyar dolarlık mali fonun 11 milyar dolarlık kısmının kamu zararına kullanıldığı iddia ediliyor.

Suudi yönetimi el-Cabiri hakkında, yurt dışına çıkmış olması nedeniyle, 2017’de Interpol kanalıyla kırmızı bültenle uluslararası takip ve tutuklama sürecini başlattı. Riyad yönetimi el-Cabiri’nin sınır dışı edilmesi talebini Ottowa’ya iletti.

ABD ve Kanada istihbarat birimleri tarafından korumaya alınan el-Cabiri, Suudi yönetiminin tutuklama ve teslim edilme taleplerinin bir karşılık bulmaması bir yana, Suudi istihbaratının muhtemel yurt dışı suikastına karşı uyarıldı. El-Cabiri’nin Suudi Arabistan’a geri getirilememesi üzerine, onun ülkede yaşayan yakınlarına yönelik baskı ve tutuklama yoluna başvuruldu. Mart 2020’de iki çocuğu ve akabinde Mayıs 2020’de kardeşi gözaltına alındılar.

Temmuz 2020’de ABD’de dört Senato üyesi Trump yönetimine mektup yazarak el-Cabiri’nin Suudi Arabistan’da tutuklanan yakınlarının serbest bırakılması hususunda sorumluluk almasını istediler. Bu mektupta el-Cabiri’den “değerli ortak” şeklinde bahsedilmekte, ABD’nin Riyad’daki büyükelçisi gibi hareket ettiğine dikkat çekilmekte. Bunun ardından 6 Ağustos 2020’de el-Cabiri’nin Washington bölge mahkemesine başvurması üzerine Veliaht Bin Selman hakkında dava açıldı.

Açılan soruşturmada, Veliaht Bin Selman’ın el-Cabiri’yi öldürmek üzere Ekim 2018’de “kaplan timi” adlı özel bir ekibi Toronto’ya gönderdiği iddia edilmekte. Kanada istihbaratının aldığı tedbirler sayesinde suikast timinin hava alanından ülkeye girişinin engellendiği ve muhtemel cinayetin önüne geçildiği ifade edilmekte.

Davanın açıldığı mahkeme, ifadeleri alınmak üzere davalı Veliaht Bin Selman ve onun yakın çalışma arkadaşları Suud el-Kahtani ve Ahmed el-Asiri’ye mahkeme celbi gönderdi. Kongre üyelerinin Trump yönetimine çağrıda bulunması ve Washington’da suikast davasının kabul edilmesi üzerine, dışişleri bakanlığı devreye girerek el-Cabiri’nin çocuklarına yönelik herhangi bir soruşturmanın kabul edilemeyeceğini ve derhal serbest bırakılmalarını bildirdi.

Aynı zamanda Suudi yönetiminden el-Cabiri’nin çocuklarının mevcut durumlarının açıklığa kavuşturulması talep edildi.

Öte yandan, söz konusu suikast girişiminin Suudi Arabistan’ın İstanbul Başkonsolosluğu’nda gerçekleştirilen Kaşıkçı cinayetinden sadece iki hafta sonraya denk gelmesi ve aynı yönteme başvurulması büyük önem arz ediyor.

İddia sahibinin eski bir istihbarat yetkilisi olması ve Kaşıkçı cinayetine atıfta bulunması, Ankara’nın İstanbul’da işlenen bu cinayet hakkında yürüttüğü kapsamlı soruşturma neticesinde ortaya koyduğu iddiaları güçlendirmekte ve uluslararası kamuoyunda bu iddialara dair şüpheleri gidermekte.

Bu Yazara Ait Diğer Makaleler