“O Da Dijital Dünyaya Taşındı” Analiz
Denise LUCY KALİFORNİYA DOMİNİK ÜNİVERSİTESİ

Koronavirüs Sonrasında Diplomasi:

“O Da Dijital Dünyaya Taşındı”

Tüm dünya etkilendi. Ve tüm dünyanın alışkanlıkları… Teknoloji diplomasinin uygulama biçimlerini değiştirirken, yeni aktörleri ve uluslararası ilişkilerin tüm süreçlerini belirleyerek ilerliyor.

Aslında Siber diplomasi, dijital diplomasi, teknoloji diplomasisi, ağ diplomasisi, e-diplomasi ve twiplomasi gibi kavramların farklı şekillerde kullanılması kafa karışıklığına neden olsa da aslında birçoğu aynı noktaya işaret ediyor.

Kavramların birçoğu genel itibarıyla yeni iletişim teknolojilerinin ve internetin diplomasi üzerindeki etkisini tanımlıyor. Ancak bazı noktalarda farklı amaçlarla kullanılabiliyorlar. Örneğin “siber diplomasi” güvenlik meseleleriyle ilgiliyken, devletlerin inovasyon merkezlerindeki etkileşim biçimleri “teknoloji ve bilim diplomasisi” olarak tanımlanıyor. Büyük verilerin kullanımı ve diplomasi üzerindeki etkisi ise bir çeşit “veri diplomasisi” olarak adlandırılıyor.

İnternet hem kamusal hem de özel iletişimin merkezinde yer alırken, sosyal medya da dahil olmak üzere tüm bu araçlar, milyonlarca kişiye açık bir şekilde, toplumlara birebir konuşma ortamları sunuyor.

Bu durum özellikle devletlerin ve uluslararası kuruluşların birbirleriyle bağlantı kurmaları açısından mükemmel fırsatlar doğuruyor. Küresel politikaya yakın kalabilmek adına yenilikçi yollar arama çabasına giren devletler, kamu kurumları ve uluslararası organizasyonlar, yeni normlara uyum sağlamak ve bu konuda örgütsel değişiklikler gerçekleştirmek için müthiş bir çaba sergiliyor.

Yeni tip koronavirüs (Kovid-19) salgını dünya çapında tahribat yaratmaya devam ederken iş, politika, eğitim, bilim ve sanat gibi tüm alanlar salgın sürecinde dijital ortamlardan yürütüldü. Salgın dünya liderlerinin, hükümet yetkililerinin ve uluslararası aktörlerin dijital kanalları kullanım şekilleri üzerinde dönüştürücü bir etki meydana getirdi.

Virüs tüm dünyaya hızlıca yayılırken liderler sosyal medyaya girip statülerini güncellemek ve platformlardaki profil resimlerini değiştirmekte zaman kaybetmedi. Hükümetler ölümcül virüsün yayılmasının nasıl yavaşlatılacağı konusunda, başta Twitter ve Facebook olmak üzere tüm sosyal medya hesaplarından halka ulaşmaya çalışırken, sosyal medya kullanıcıları çevrimiçi ortamlarda liderlerinden rehberlik etmelerini bekledi.

Milyonlarca kişi cevap, tavsiye ve destek için sosyal medyaya akın etti. Hükümet yetkililerinin ve dünya liderlerinin sayfaları tam anlamıyla patladı. BCW-Global (Burson Cohn & Wolfe) iletişim ajansı tarafından yapılan araştırmada Mart 2020’de, 721 Facebook sayfası, sayfa beğenilerinde yüzde 3,7’lik bir büyüme kaydetti.

Almanya Şansölyesi Merkel ve Fransa Lideri Macron’la beraber İtalya Başbakanı Giuseppe Conte’nin sayfası, Avusturya, Estonya ve İtalya hükümetlerinin sayfaları sadece Mart 2020’de sayfa beğenilerini ikiye katladı. Bu durum sosyal medya platformlarında vatandaşlarla bağlantı kurmanın önemli bir ihtiyaç olduğunu gösterdi.

İngiltere Dışişleri Ofisi halkın “ciddi bir yıkıma hazırlıklı olmalarını” kapak fotoğrafı aracılığıyla iletirken Malta hükümeti başkent Valletta’nın boş sokaklarının resmini yine aynı yöntemle sergilemeyi uygun gördü. Ukrayna Dışişleri Bakanlığı ise bu süreçte Kovid-19 hakkında ayrıntılı bilgi içeren özel bir Facebook sayfası açtı. Belçika ve Danimarka Dışişleri Bakanlıkları ise vatandaşlarını tüm dünyaya bağlayan Facebook grupları açtı.

Örneğin Facebook Brezilya Cumhurbaşkanı Jair Bolsonaro’nun hidroksiklorokinin virüsün tedavisinde tamamen etkili olduğunu iddia eden bir videosunu akıştan sildi. Başkanın daha önceki paylaşımlarında virüsü defalarca küçümsediği ve Brezilyalıları sosyal mesafe uyarılarını ve tıbbi tavsiyeleri görmezden gelmeye teşvik ettiği gözlemlenmişti.

Twitter Venezuela Cumhurbaşkanı Nicolas Maduro’nun ev yapımı bir tedaviyi anlattığı tweetini sildi. Aslında bu platformlar, doğrulanmamış olsalar bile, dünya liderlerinin mesajlarına nadiren müdahale ederler. Ancak teknoloji devleri Kovid-19 sürecinde yanlış bilgilerle mücadele etmeleri için ciddi bir baskı altındaydı ve bu sebeple “paylaşım yapan devlet başkanı bile olsa silmekten çekinmeyiz” mesajını vererek bir anlamda işin ciddiyetini göstermiş oldular.

Tüm bu süre zarfında sosyal medya kullanıcıları, uluslarının krizle başa çıkma çabalarını çevrimiçi ortamlardan diğer uluslarla karşılaştırmaya başladı. Devletler başarı öykülerini, dışa yardım projelerini ve hatta teknolojik yeniliklerini çevrimiçi ortamda paylaşarak Kovid-19 sürecinde yeni bir ulusal imaj oluşturma çabasına girdiler.

Bu Yazara Ait Diğer Makaleler