NARSİZM Analiz
Ümit SANLAV SOSYAL MEDYA ARAŞTIRMACISI

Sosyal Medya’da Büyük Tehlike

NARSİZM

         Yaşantımızın başköşesine yerleşen “Sosyal Medya” sadece sosyal paylaşım ve dijital iletişimden ibaret olmadığının hepimiz farkındayız. Sınırsız ve sonsuz faydaları olan sosyal medyanın zararlı etkileri olabilir mi? 

Ne kadar sosyal, ne kadar asosyal olduğu tartışıladursun, kimileri için eğlence, kimileri için vazgeçilmez bir iletişim aracı, durumunda olan “Sosyal Medya”, her kesimden ilgilisinin vazgeçilmezi olarak hayatımızın başköşesine yerleşmiş durumda.

Gelişen teknolojik imkanlar ve alım gücüyle bağlantılı olsa da, bir şekilde herkesin ulaşabildiği bu iletişim araçları marifetiyle, haberler ve günlük gelişmeler oradan takip ediliyor, benimle kimler ve ne amaçla iletişime geçmiş diye merak edenler güne gözünü onunla açıyor, gönül ilişkileri onunla düzenlenip, kız-erkek arkadaşlar onunla bulunuyor, görüşler onunla paylaşılıyor, bilgilendirmeler, açıklamalar ve propagandalar onunla yapılıyor, kitleler onunla yönetilebiliyor.

Akademik ve medyatik bilgi kaynaklarının derlenip, seviyeli bir üslupla toplum ve toplumun yönetici kesimlerine iletilmesini sağlamayı amaçlayan JEOSAM’daki bu yazımızda, 2008’den beri Türkiye’de yaygın olarak kullanılmaya başlanılan ve iletişim anlayışımızda büyük bir devrim yaşanmasına neden olanSosyal Medya’yı kullanmada ne kadar becerikliyiz ve dünyadaki bu hızın neresindeyiz sorularına yanıt arayacağız.

Yapılan araştırmalara göre sosyal ağların insanları giderek asosyalleştirdiği net bir şekilde ortaya koyan Psikolojik Danışmanlar, buradaki kimliklerin, utanma duygusunu yok ettiğinden ve insanlarda narsisizm gibi birçok farklı psikolojik etki ortaya çıkardığını da belirtiyorlar. Bugünkü yazımızda ise, “Sosyal bir ayna” olan Facebook ve “sosyal bir megafon” olan Twitter başta olmak üzere sosyal ağların, yaşam kalitemize olan etkisinin, Narsizm boyutunu ele alacağız.

Sosyal Medya, kullanıcıları “Narsizm” tehlikesi ile karşı karşıya 

Sadece sosyal paylaşım ve dijital iletişimden ibaret olmadığı net bir şekilde anlaşılan Sosyal Medya, uygulamaları, kişilerin ruhsal durumlarına ve karakter tiplerine de etki ediyor. Sosyal medya, kullanıcıların bastırdıkları bazı mizaci özelliklerinin daha çok ortaya çıkmasına yol açtığı gibi, tüm popüler kültürler gibi, zamanla toplumun yapısında da değişikliğe neden oluyor.

Best Computer Science Schools‘un son araştırması sosyal medyanın karakterimize etkisini ele alırken, sosyal ağların bizi narsist varlıklara dönüştürdüğünü iddia ediyor. Araştırma, sosyal medyanın kişileri sadece kendini düşünen vebaşkalarının onun hakkında ne düşündüğüne takıntılı insanlar haline getirdiği tezini savunuyor.

Amaç kendini üstün göstermek olmamalı 

Facebook kullanım sıklığı ile narsisizm kişilik özelliklerinin ortaya çıkmasını doğru orantılı olduğunu söyleyen araştırma, en yoğun narsist özellikler taşıyan kullanıcıların daha sık durum güncellemesi yaptığını, daha çok kendilerinin başrolde olduğu fotoğraflar paylaştığını ve kendilerini üstün göstermek için özlü söz ve mottolar paylaşmaya daha yatkın olduğunu belirtiyor.

“Selfie”lerin son dönemde bu kadar popüler olması da bu örnekleri destekler nitelikte. Ayrıca geçen sene gerçekleşen boşanmalarının üçte birinde Facebook’un bir sebep olarak yer alması da çok ilginç bir ayrıntı.

Diğer kullanıcılar küçümsenmemeli 

Diğer yandan Facebook’a benzer olarak Twitter kullanım sıklığı ile de kişilerde narsist özelliklerin ortaya çıkması arasında doğru orantı var. Narsist kişilik özellikleri barındıran kişilerin daha fazla tweet atma eğilimine sahip olduğunu tespit eden araştırmacılar, genç Twitter kullanıcılarının sosyal çevrelerini genişletmek ve düşüncelerini kitlelere duyurma sebebiyle sosyal ağda aktif olduklarını söylüyor. Bu kullanım alışkanlığı da bu bahsi geçen kişilerin diğer kullanıcıların düşüncelerini küçümsemelerine ve dikkate almamalarına neden oluyor.

 

Teknolojideki sanallığın sosyalleşmesi, olumlu bir gelişme

Tüm bu olumsuz tabloya rağmen sosyal medyanın, kullanıcılarının hayatları üzerinde büyük etkisi olduğu hemen hemen tüm akademik çalışmaların içeriğinde yer almaktadır. Tamamen sanal olan internet platformunun, sosyal medya ile sanallıktan sosyalliğe doğru dönüştüğü de aşikar.

Bu Yazara Ait Diğer Makaleler