MÜLTECİLER, TÜRKİYE ve ERDOĞAN Analiz
Annika WESTBERG Umea Universitet

Bir İsveçlinin Gözünden:

MÜLTECİLER, TÜRKİYE ve ERDOĞAN

Çocukken çikolatamızı paylaşmamız bile gereksizdi. Herkesin çikolatası vardı veya herkesin çikolatası olmalıydı zaten. Büyüyüp dünyayı öğrenmeye başladıkça gördük ki durum hiç de öyle değil.

Günümüzde savaş, çatışma ve yoksulluk gibi nedenlerle ülkelerini terk etmek zorunda kalanların sayısı son yıllarda hızla artarken, dünya bir ‘Mülteciler Yuvası’na dönüştü. Türkiye ise, yaklaşık 3,9 milyon kişiyle en fazla sığınmacıya ev sahipliği yapan ülke olmayı olmayı sürdürüyor.

Irak’tan Suriye’ye, Afganistan’dan Güney Sudan’a dünyanın farklı bölgelerinde yaşanan çatışma ve krizler, milyonlarca insan için tarif edilemez trajedi ve acıyı beraberinde getiriyor.

Dünyada 65 milyondan fazla insan zulüm, çatışma, şiddet ya da insan hakları ihlalleri sebebiyle yerlerinden edilmiş durumda. Türkiye ise 3,9 milyon kişiyle dünyada en fazla sığınmacıya ev sahipliği yapan ülke konumunda.

Birleşmiş Milletler Mülteciler Yüksek Komiserliğinin (BMMYK), nisan ayında yayımladığı verilere göre, Türkiye’de yaklaşık 3,6 milyon Suriyeli,169 bin Afgan, 143 bin Iraklı, 35 bin İranlı, 4 bin 800 Somalili ve diğer uyruklardan 10 bin 800 olmak üzere yaklaşık 3,9 milyon sığınmacı bulunuyor. Türkiye, koruma talep eden kişilere ev sahipliği yapan ülkeler sıralamasında en önde geliyor.

Türkiye’deki en büyük sığınmacı grubu oluşturan Suriyeliler, daha çok İstanbul, Şanlıurfa, Hatay, Gaziantep, Mersin, Adana ve Kilis’te yaşıyor.

Suriye’de 2011’de başlayan iç savaş, dünyadaki en büyük mülteci krizine sebep olmaya devam ederken komşu ülkelerde uzayan bir sürgün hayatı yaşamak zorunda kalan Suriyeli mülteci sayısı 5,6 milyonu geçti.

Türkiye’deki yaklaşık 3,6 milyon Suriyeli sığınmacının büyük çoğunluğu kampların dışında, kentsel ya da yarı kentsel alanlarda yaşıyor ve buradaki sığınmacıların çoğunluğunu çocuklarla kadınlar oluşturuyor.

BM Mülteciler Yüksek Komiseri Filippo Grandi, Türkiye’deki sığınmacıların durumu hakkında yaptığı açıklamada, Türkiye’nin mültecilere sağladığı kamu hizmetlerinin kalitesinden övgüyle söz ederek “Türkiye’nin mültecileri sosyal hayata dahil etme politikası küresel çapta örnek bir model.” değerlendirmesinde bulunmuştu.

Dünya genelinde mülteci ve sığınmacıları koruma ve yardım etme amacıyla çalışmalar yürüten BMMYK, bu kişilerin evlerine gönüllü dönüşü, yerel entegrasyonu ve üçüncü bir ülkeye yerleştirmesi seçenekleri üzerine faaliyetlerde bulunuyor. BMMYK, aynı zamanda her bireyin sığınma talebinde bulunma hakkını kullanabilmesi ve başka bir ülkede mülteci olarak güvenli şekilde barınabilmesi için çalışmalar yürütüyor.

Faaliyetlerini devlet, BM ve sivil toplum kuruluşlarının (STK) da aralarında bulunduğu 22 ortakla iş birliği içerisinde yürüten BMMYK’nın yetki alanı içinde vatansız kişilere yardım etmek de var.

Türkiye’nin Suriye sığınmacı krizine müdahalesini desteklemek amacıyla BM kuruluşlarının yürüttüğü çalışmalara liderlik etme, koordinasyonu sağlama, Türk yetkililerle yakın iş birliği içerisinde çalışarak kamplarda ve kentsel alanlarda yaşayan sığınmacılara insani yardım sağlama gibi farklı alanlarda yürütülen çalışmalar, BMMYK’nun Türkiye’deki temel faaliyet alanları arasında yer alıyor.

24 Haziran Türkiye için kritik bir tarih. Ama bu kritik durum sadece Türkiye için değil Ortadoğu ve hatta O Mültecilerin topraklarına gelmesinden çok korkan Avrupa için de geçerli. Erdoğan yönetimindeki Türkiye, Mültecilere çok iyi baktı ve Avrupa’ya geçişlerini zorlaştırdı.

Bu durum Avrupa için biçilmiş kaftandı. Ancak Erdoğan, insan sevgisi ve misafirperverlikle yaptı bunu. Şimdi yeni bir süreç görünüyor Türkiye’nin önünde. Bu yüzden ben eminim ki Avrupalı birçok ülke, gerçekten insani duygularla bu kadar mülteciye bakan Erdoğan’ın kazanmasını istiyor. Sorumsuz bir devlet başkanının göreve gelmesi veya bu mültecilerin kasten Avrupa’ya gönderilme ihtimali, Avrupalı birçok Siyasi Adam’ın uykusunu kaçırıyor.

Özellikle Suriyeli Mülteciler kendilerine zor zamanda kucak açan Erdoğanı çok seviyor, o Mültecilere evsahipliği yapıp Avrupa’ya göndermediği için de birçok Avrupalı Erdoğan’ı çok seviyor.

Bu Yazara Ait Diğer Makaleler