Merkez Bankalarından Haber Var Mı? Analiz
Denise LUCY KALİFORNİYA DOMİNİK ÜNİVERSİTESİ

Corona Virüsü ve Para

Merkez Bankalarından Haber Var Mı?

Kim, nasıl ve neden demeden herkesi ilgilendiren bir küresel mesele Corona Virüsü. Bu olayın maddi boyutu görmezden gelinir mi? Küresel ekonomik krizin ardından merkez bankacılığında yaşanan paradigma değişimi, günümüzde doğal afet, salgın gibi öngörülemeyen her gelişme sonrasında etkisini yeniden hissettirirken, son olarak Çin’de ortaya çıkan koronavirüsün para politikalarına yansıdığı göze çarpıyor.

Aslında dünya tarihinin en önemli ekonomik felaketlerinden biri olarak nitelendirilen 2008 küresel finans krizi sonrasında merkez bankalarının rolünün ne olması gerektiği konusunda tartışmalar yaşanmış, bu kapsamda birçok ekonomist kriz öncesi merkez bankacılığında geçerli olan paradigmanın yetersiz olduğu görüşünde birleşmişti.

Yine eleştirilerin ardından merkez bankaları hedeflemelerinde fiyat istikrarı ile finansal istikrarın birlikte ele alındığı ve bunun para politikalarına aktarıldığı bir geçiş dönemine şahit olundu.

Sadece bu dönemde globalleşme kavramının bir sonucu olarak herhangi bir ülkede yaşanan sorunların tüm dünyaya yayılması da, merkez bankalarının ekonomik açıdan ülkeleri darboğaza sokabilecek her türlü gelişmeye karşı tetikte olmasını, ayrıca para politikasında “manevra alanı” açarak ve alışılmadık yöntemlere başvurarak piyasaları desteklemesini beraberinde getirdi.

Parasal genişleme, negatif faiz gibi kavramların yaygın olarak kullanımını beraberinde getiren bu süreçte, öngörülemeyen gelişmelerin iktisadi faaliyette tahminlerin ötesinde bir yavaşlamaya yol açacağı endişeleri ve deflasyon riski etkili oldu.

Yıl 2020… Gelinen noktada, Çin’de ortaya çıkan ve dünyaya hızla yayılan yeni tip koronavirüsün (Kovid-19) küresel ticarete etkisine dair endişeler, merkez bankalarının gündemine yerleşti.

ABD Merkez Bankası (Fed), Avrupa Merkez Bankası (ECB) ve Japonya Merkez Bankası (BoJ) gibi önce gelen merkez bankalarının yanı sıra Türkiye, Endonezya, Rusya ve Tayland gibi ülkeler de salgını yakından takip ettiklerini ve gerektiğinde tüm araçlarla adım atmaya hazır olunduğu mesajını verdi.

Koronavirüsün, Çin’in dünya ticaretinde söz sahibi olması dolayısıyla küresel tedarik zincirini ne ölçüde etkileyeceği ve dünya büyümesine ne şekilde yön vereceği tartışılırken, Çinli yetkililerin teşviklerinin yanı sıra merkez bankalarının desteği de piyasalara pozitif yansıdı.

Yine Goldman Sachs, UBS, Macquarie Group, Morgan Stanley, Oxford Economics gibi önde gelen tahmin kuruluşlarının yanı sıra Fitch, Moody’s ve Standard & Poor’s (S&P) gibi kredi derecelendirme kuruluşları Çin’in ilk çeyrek büyümesine dair beklentilerini aşağı yönlü revize ettiği bu süreçte, “koronavirüsün pandemiye dönüşmesi durumunda küresel ekonomide 1 trilyon dolardan fazla kayba yol açabileceği” dillendirildi.

Aslında Çin’in ilk çeyrekte büyümesinin ise yıllık bazda yüzde 4,5’lere gerileyebileceği dikkati çeken tahminler arasında yer alıyor. Bu noktada en iyimser tahminin ise yüzde 5,2 düzeyinde bulunduğu görülüyor.

Son olarak Uluslararası Para Fonu (IMF), Kovid-19 salgını nedeniyle orta vadede kürsel ekonomik büyümenin tarihi ortalamaların altında kalacağının öngörüldüğünü ve ekonomik görünüm üzerindeki aşağı yönlü risklerin hakim olmaya devam ettiğini bildirdi.

Çok değil biraz araştırsalar görecekler. Piyasadaki panik havasını dağıtmak için Çin Merkez Bankası (PBoC) devreye girdi. Piyasaya önce 1,2 trilyon yuan likidite enjekte eden banka, 7 ve 14 günlük ters repo faiz oranlarında da indirime gitti. Banka daha sonra piyasaya 400 milyar yuanlık daha likidite sağladı. Son olarak PBoC, 1 yıl vadeli faizi 10 baz puan, 5 yıl vadeli faizi ise 5 baz puan indirerek sırasıyla yüzde 4,05 ve yüzde 4,75’e düşürdü.

Dünyanın en önemli ekonomilerinden Çin üzerinde bu durum yayılmaya ve büyümeye devam ederse, tabii ki büyüme rakamları üzerinde ciddi etkisi beklenir. Ticaret ve emtia fiyatları üzerinde etkileri olabilir. İlk olarak piyasalarda riskten kaçış ve risk algılamasının artması yönünde etki yarattı bununla birlikte de petrol fiyatlarında aşağı yönlü baskıya neden oldu. Bu durumun nereye evrileceğiyle ilgili ciddi belirsizlikler var. Olayın başlangıcından bu yana geçmişte yaşanan benzer durumlarda küresel ekonomi nasıl etkilenmiş takip ettik. Gerektiğinde elimizdeki tüm araçlarla adım atma imkanımız var.

Bu Yazara Ait Diğer Makaleler