“Küresel Aktörler Oyunda” Analiz
Nadine STEİGER NORVEÇ UNIVERSTY OF BERGEN

Virüs Sürecinde Savaş Mı?

“Küresel Aktörler Oyunda”

Dünya virüs sürecinde sakinleşti zannediyoruz. Yorum ve analiz yapmak, krizin bundan sonraki muhtemel etkileri üzerine öngörülerde bulunmaktan çok daha kolay kuşkusuz. Krizin dünya ekonomisini ve uluslararası siyasal sistemi nasıl etkileyeceğine dair yapılan analizler, sosyal bilimlerin doğası gereği, eksik yorumlardır.

Çünkü Kovid-19 salgını çerçevesinde yaşanan krizin dünya ekonomisini ve politikasını nasıl etkileyeceği meselesi birçok farklı parametreye bağlı. ABD, Çin ve Avrupa Birliği (AB) gibi küresel aktörlerin krizin gerek sağlık gerekse ekonomik boyutunu yönetmek için atacakları adımlar bu parametrelerin başında geliyor. Salgının ne kadar süreceği, ne zaman kontrol altına alınabileceği ve İspanyol Gribi’nde olduğu gibi, yeni dalgalar halinde gelip gelmeyeceği de önemli belirleyiciler arasında olacak.

Ama krizin toplum yapısında ve insanların psikolojilerinde yol açacağı etkiler de bu saydığımız süreçlere eşlik edecektir. Yine krizin bütün aşamalarına dair algı yönetimi de uluslararası siyasal ve ekonomik sistemin ne düzeyde etkileneceğini belirleyecektir. Krizi olduğu kadar, algıyı da iyi yönetenler diğerlerine göre daha avantajlı olacaklardır.

Birinci Dünya Savaşı, 11 Eylül Saldırıları ve 11 yıl önce yaşanan ekonomik krizin dünyada o dönemde mevcut olan siyasal sistemi fazla etkilemediğini söyleyebiliriz. İkinci Dünya Savaşı’na girerken çok kutuplu bir görünümde olan uluslararası siyasal sistem savaşın sonunda hızlı bir şekilde iki kutuplu bir yapıya evrilmiştir. Savaşa girerken dünya politikasının merkezinde yer alan Batı Avrupa ve özellikle de Britanya, savaşın sonunda artık periferiye itilmiş, merkeze ABD ve Sovyetler Birliği yerleşmişti.

Ekonominin çarkları dönmeyince enerji kaynaklarına duyulan ihtiyaç ve talep de ortadan kalkıyor. Yine, sadece ABD’de bir ay içerisinde 26 milyon kişinin işsizlik yardımı için başvurmuş olması da krizin ekonomik boyutunun çok büyük olduğuna işaret ediyor. Amerikan Başkanı Donald Trump’ın ekonominin çarklarını yeniden döndürme konusundaki çabası da eyaletlerin direnci yüzünden şu ana kadar işe yaramamış görünüyor.

Nihayetinde salgın nedeniyle Avrupa’da en fazla ölümlerin yaşandığı İtalya ve İspanya’nın sağlık sistemlerinde ciddi iyileştirmeler yapmaları gerekirken böyle bir riskle karşı karşıya olmaları bu ülkelerin sorunlarla baş edebilme şansını zayıflatıyor. Almanya’nın bu ülkelere yardım konusunda ne kadar istekli olacağı sadece AB’nin geleceğini değil, aynı zamanda Rusya ve Çin gibi ülkelerin Avrupa’daki nüfuzlarının nasıl şekilleneceğini de belirleyecektir.

Küresel güçler bir yandan salgınla mücadele ederken diğer yandan da birbirleri arasındaki güç mücadelesini artırarak sürdürüyorlar. Çünkü bu tür kriz zamanları, aynı zamanda içinde büyük fırsatları barındırıyor. Bu fırsat, Çin için uluslararası sistemde ABD’nin yerini almak, ABD için en büyük rakibi Çin’i tökezletmek, Rusya için AB’yi bölmek ve Almanya için Avrupa’nın tartışılmaz lideri olmak olabilir. Göreceğiz…

Bu Yazara Ait Diğer Makaleler