Krizin Sebebi Kriz Söylentisi Olmasın… Analiz
Evren Koçoğlu Altın ve Para Piyasaları Uzmanı - Koçoğlu Mücevherat

Evren Koçoğlu Yazdı:

Krizin Sebebi Kriz Söylentisi Olmasın…

Kişi veya insan topluluklarını olumsuz etkileme potansiyeline sahip, ani olarak ortaya çıkan, elimizi kolumuzu bağlayan, korkutan tehlike: EKONOMİK KRİZ.

Ürün, hizmet, üretim faktörleri, temin etme fiyatı ve ulusal para biriminin değerinin çeşitli nedenlerle makul limitleri aşacak şekilde dalgalanması…

Tüm bunların sonucu olarak da ekonomik faaliyetlerin hızla yavaşlaması ve ileriye dönük olarak büyük bir belirsizliğin de etkisiyle dev bir kısırlığın ortaya çıkması…

Hızlı faiz artışı ve benzeri nedenlerle fiyatların yükselişi ve alım talebinin derin bir şekilde gerilemeye başlaması…

Gazete, televizyon ve hatta kahvehanede adını çok kolay koyduğumuz ‘Ekonomik Kriz’in birkaç tarifini aktardım size.

Diyelim ki bir ürün üreteceksiniz ve bunun için nakit paraya ihtiyacınız var. Nakit para istediğiniz kişi ya da kurum veya banka, size verdiği borçtan aldığı faizi ‘daha fazla kazanmak’ için artırırsa…

Dükkanınıza mal getiren kabzımal, petrol fiyatlarına gelen yüzde 1’lik artışı, sizden daha fazla para kazanma hırsıyla ürüne yüzde 5’lik artışla yansıtırsa…

Tamamen üşengeçlikten ve bakımsızlıktan üzerinde eskiyen elbisesi, ayağında delik ayakkabısıyla hayatına devam eden Kişi, cebindeki parasıyla tam “hadi artık kendime bir şeyler alayım” deyip mağazaya giderken, yolda karşılaştığı arkadaşının “ekonomik kriz varmış” sözü üzerine, mağazaya gitmekten vazgeçip evine geri dönerse…

Her sabah sizden 3 poğaça alan ve bu yüzden batmamış bir Adam, “Ekonomik Kriz varmış, 1 poğaça neyime yetmiyor?” derse…

Darboğaza girdiğini iddia ederek maaşını rahatça ödediği 20 personelinden 10’unu işten atan ve geriye kalan 10 personeline 20 kişilik iş yaptıran Patron, “ekonomik kriz var, mecburum” derse…

İŞTE O ZAMAN EKONOMİK KRİZ OLUR!

Yabancı yatırımcıların ülkeden çıkması, cari açık ve kamu ile özel sektör borçlarının finansmanında sıkıntı oluşturarak döviz kurlarının ani ve hızlı yükselmesine neden olur. Bu da ithalata bağımlı reel sektörde üretimin ve satışların gerilemesini ve hatta toplu iflasları beraberinde getirir.

Ekonomik krizlerde

  • Ekonomik faaliyetler yavaşlar
  • İşsizlik artar
  • Gelir seviyesi düşer ve gelir dağılımı bozulur

Bu bahse ettiğimiz olaylar ekonomik krizin gerçek yüzüdür. Peki sizce Türkiye’de gerçek bir kriz ne kadar vardır?

Kriz söylentisi bile insanların korkmasına ve kendilerince tedbir almalarına sebep olur.

Bizzat yaşadığım bir örneği paylaşayım mı? Eşine her ay tektaş yüzük alan ve durumu gayet iyi olan tekstilci bir müşterimiz, “bu ay boşver, 31 Mart yerel seçimlerinden sonra alırım, şimdilik bir önümüzü görelim” diyerek alışverişi erteleyince, “asıl şimdi ben krize girdim” diye yapıştırdım espriyi.

Biz beklemeyi daha doğrusu ertelemeyi seven bir milletiz aslında. Biz bekleriz bayram geçsin, bekleriz Ramazan ayı geçsin, bekleriz yılbaşı geçsin, bekleriz o seçim geçsin, bekleriz referandum geçsin, bekleriz de bekleriz. Özellikle de ticaretle hiç alakası olmayan tarihlerle zaman geçirmeyi bekleriz. Peki bu tavır ne kadar doğru?

Peki ya gerçek ekonomik kriz gelse… Hani olduğunda insanları sokağa döken, protestolara sebep olan, adeta iç savaş çıkartan bir kriz…

Bunu yaşayan ülkeler olmadı mı? En yakın tarihte hatırlanacağı üzere Yunanistan ve Arjantin’de yaşanan olaylar… İşte gerçek krizin en yakın göstergesi onlar idi.

Peki ne yapmalıyız? Öncelikle Türkiye Cumhuriyeti Devleti’ne güvenerek hareket etmeliyiz. Çünkü hiçbir devlet ve hiçbir hükümet, kendi halkı kriz yaşasın istemez. Çünkü o halkın ilk tepki göstereceği yine kendisi olacak.

Herkes yatırımları Türk parası olarak yapmalı ve korkmamalı. Kriz söylentisi ile kötü insanların gerçek bir kriz üretmelerine fırsat vermemeli.

Aslında yapılması gereken beklememek ve ertelememektir.

İhtiyaç oldukça tüketim yapılmalı, ihtiyaç duyuldukça alışverişler yapılmalı. Emin olun ki ekonomik olarak üreticiden satıcıya, her kesim için refah ve güven ortamı oluşmaktadır. Söylentilere kulak asmayarak gerçek bir kriz ortamına zemin hazırlamayalım lütfen. Sakince düşünün bana hak vereceksiniz.

Bu Yazara Ait Diğer Makaleler