Köle – Efendi İlişkisi Analiz
Dr. Ahmet ANAPALI TARİH ARAŞTIRMACISI

Kanuni Zamanında Osmanlı Ve Fransa

Köle – Efendi İlişkisi

Her ne kadar iki ülke tüccarları ve devlet adamları arasında gayri-resmi ilişkiler daha önceki senelere dayanıyor olsa dahi Osmanlı İmparatorluğu ile Fransa arasında ilk resmi temaslar Kanuni Sultan Süleyman ile Fransa Kralı Fransuva zamanında başladı.

O sıralarda, Fransa Kralı Fransa Kralı 1. Fransuva, bugünkü Avrupa Birliği’nin temellerini oluşturan Birleşik Avrupa Krallığının teşekkülü esnasında yaptığı mücadelede Alman  Kralı ve Avrupa’yı idare eden büyük Habsburg hanedanının reisi 5. Şarlken’le (Charles Quint) 1525’de giriştiği Avrupa reisliği mücadelesinde mağlup olmuştu.

Üstelik olmaz denilen şey oldu ve iki ülke arasında yani Fransa ile Almanya arasında gerçekleştirilen Pavi Savaşı’nda Alman İmparatoru ve Habsburg Hanedanı reisi 5.Şarlken, Fransa İmparatoru 1. Fransuva’yı esir almıştı. Kralı Almanya’ya esir düşen Fransa ve Fransuva’nın annesi zor ve beklenmedik anlar yaşamaya başladılar.

O tarihlerde karşısındaki Fransa tehdidini de boşa çıkartan Alman Kralı hedeflediği Büyük Avrupa İmparatorluğu’nu kurmak için önünde bir tane engel kalmıştı; Devlet-i Âli Osmani’nin kudretli hükümdarı Avrupalıların “Muhteşem” dediği Kanuni Sultan Süleyman Han…

Bu hadiseler yaşanırken gerek Madrid Kalesi’nde tutuklu bulunan Fransa Kralı 1. Fransuva, gerekse annesi Luiz Dö Savua, birer mektup yazarak Osmanlı İmparatoru Muhteşem Süleyman’dan yardım talep etti.

İsmail Hami Danişmend’in aktardığına göre Osmanlı İmparatorluğu’nda faaliyet gösterecek olan ilk Fransız elçisinin Sultan Süleyman Han’a göre ilk Fransız elçisinin Kanuni’ye takdim ettiği ve Fransız tarihçilerinin “tres numble” pek hakirane, pek zavallı buldukları mektup muhteviyatı o zamanın Avrupa diplomasisinden gizli tutulmuştu.

Bu mektup, Fransa Kralının ve mahiyetinin Kanuni’ye;

“Biz senin biz köleniz” şeklindeki içeriği ve üslübundan dolayı Avrupa kamuoyundan gizli tutulmuştu fakat,  Fransuva’nın Annesinin Kanuni’ye gönderdiği mektup herkes tarafından bilindi, içeriği hakkında haber alındı.

Oğlunun Alman İmparatoru Şarlken tarafından hapsedilmesinin üzerine Kanuni Sultan Süleyman Han’dan yardım isteyen Annenin mektubunda şöyle söyleniyor;

“İspanya –Almanya Kralı Şarlken, oğlum Fransuva’yı Pave Muharebesi’nde tutup hapseyledi. Şimdiye kadar oğlumun kurtuluşunu Şarl’ın merhametine bırakmıştım. Hâlbuki o, beklediğimiz insanlığı göstermediği gibi oğluma hakaretler etmekte, gururunu kırmaktadır.

Dünyanın tasdik ettiği büyüklük ve şanınız ile oğlumu düşmanımızın kahır pençesinden kurtararak yüceliğinizi göstermenizi zat-ı şahanenizden bilhassa niyaz ederim.  [1]

Zalim Alman İmparatoru Şarl’ın elinden kurtarmak için zavallı anne şöyle dursun tutuklu bulunan oğlu ve Fransa Kralı Fransuva’da kurtulmak için tek çare olarak gördüğü Kanuni’ye yani onları tabiri ile Muhteşem Süleyman’a mektup yazdı.

Şöyle diyordu Alman hapishanelerinde mahpus bulunan Fransa’nın kudretli kralı Fransuva;

“Dünyanın mamur yerlerinden pek çok ülke ve beldenin hakimi ve padişahı ve bütün zulme uğramışların koruyucusu olan büyük sultan, ulu hakan hazretlerine arzım budur ki; Macaristan Kralı Ferdinand üzerine hücum ettiğinizde, biz dahi yardım desteğinizle hapisten kurtulup İspanya-Almanya Kralı Şarlken üzerine hücum ederek öcümüzü alırız.

Siz ki şanı yüce olan şahlar şahısınız. Onun hakkından gelinmeye lütuf buyurulur ise bundan böyle iyilikbilir köleleri olacağımızdan şüphe buyurulmasın” [2]

Evet. Yanlış okumadınız. Avrupa’nın kudretli hükümdarı Fransa kralı haşmetli Fransuva, Kanuni Sultan Süleyman Han’a;

“Ben sizin Köleniz olmaktan mutluluk duyarım” diyor. Ne günlerden ne günlere gelmişiz değil mi?

Hayrullah Efendi tarihine göre Kanuni’ye yazılan bu mektuplar 1525 yılı Aralık ayının 6’sında takdim edilmiştir. Kanuni, bu mektuplara 1526 yılı şubat ayında cevap yazmıştı. Kanuni’nin mektubu o zaman Osmanlı’nın azametini ifade eder. Padişahın kendi haşmeti karşısında Fransa Kralı’na hangi gözle baktığını belirtmesi bakımından da enteresandır.[3] Zira bu gönderilen ve kendisinden yardım istenen bu mektuplara cevaben haşmetli hükümdarımız ve şanlı atamız kanuni Sultan Süleyman Han şöyle seslenir Fransuva’ya ve annesine;

“Ben ki sultanlar sultanı, hakanlar hakanı, hükümdarlara taç veren Allah’ın yeryüzündeki gölgesi, Akdeniz’in ve Rumeli’nin ve Anadolu’nun ve Karaman’ın ve Rum’un ve Vilayet-i Zülkadriye’nin ve Diyarbakır’ın ve Kürdistan’ın ve Azerbaycan’ın ve Acem’in ve Halep’in ve Mısır’ın ve Mekke’nin ve Medine’nin ve Kudüs’ün ve külliyen diyar-ı Arab’ın ve Yemen’in ve dahi birçok memleketin ve nice memleketlerin sultanı ve padişahı Sultan Bayezid Han oğlu Sultan Selim Han oğlu Sultan Süleyman Han’ım. Sen ki Fransa vilayetinin kralı Fransuva’sın.

Hükümdarların sığındığı kapıma elçinizle mektupla gönderip ülkenizi düşman istila edip şu anda hapiste olduğunuzu bildirip kurtuluşunuz konusunda bizden yardım talep ediyorsunuz. Söylediğiniz her şey dünyayı idare eden tahtımızın ayaklarına arz olunmuştur. Her şeyden haberdar oldum. Yenilmek ve hapsolunmak hayret edilecek bir şey değildir. Gönlünüzü hoş tutup üzülmeyesiniz. Böyle bir durumda atalarımız düşmanları mağlup etmek ve ülkeler fethetmek için seferden geri kalmamışlardır. Biz de atalarımızın yolundayız ve daima memleketler ve alınmaz kaleler fetheylemekteyiz. Gece gündüz daima atımız eyerlenmiş ve kılıcımız belimizde kuşatılmıştır. Yüce Allah hayırlara bağışlasın. Allah’ın istediği ne ise o olsun. Bundan başka haberleri gönderdiğiniz adamınızdan öğrenebilirsiniz. Böyle bilin.”[4]

Her zaman Habsburg’lara karşı Fransa’yı hem ticari hem de askeri alanda koruyan ve kollayan Osmanlılar, Fransayı ilan ettikleri kapitülasyonlarla da Avrupa’da diğer devletlere karşı hep önde tuttular. Fakat Fransa Osmanlı’nın bu âli cenap davranışı karşısında Fransa hiç de öyle dost canlısı davranmadı ve her fırsatta Osmanlı’yı sattı.

İşte böyle günlerden birinde yani Osmanlı Fransa’yı diğer devletlere karşı korurken ve Fransa da her zamanki gibi Osmanlı’yı Avrupada’ki düşmanlarına karşı ispiyonlarken Osmanlı Sadrazamlık makamında destan bir isim bulunmaktaydı: Köprülü Mehmet Paşa. Avrupa’da dengeler değişmiş ve yeni yeni sivrilen Venedik Devleti Osmanlı’ya karşı savaş açmıştı. İstanbul’da bulunan Fransa elçisi La Haye ise konumu itibari ile Osmanlı’nın hemen hemen her devlet kademesine rahat rahat girip çıkabiliyor ve sır derecesindeki bilgilere vâkıf olabiliyordu. Öğrendiği her bilgiyi Venedikli yetkililer paylaşıyordu[5].

Bu askeri istihbarat konusu ile ilgili aldığı istihbaratları değerlendiren Sadrazam Köprülü Mehmet Paşa fikrini sorup hesaba çekmek için Fransa elçisi Jean de La Haye’yi ayağına yani sadrazamlık makamına çağırdı. Kurallar gereği ayakta değil oturarak ve çok sert bir biçimde karşılanan elçi La Haye bu duruma tepki gösterip sesini arttırtığında odada bulunan çavuşlardan biri sert bir tokatı elçinin suratına çarptı. Kılıcına yönelen elçi daha sonra çavuşlar tarafından sıkı bir dayaktan geçirildikten sonra tutuklanır. Bir süre sonra aklı başına gelen elçi La Haye özür diler ve Yedikulede tutulduğu hapisten çıkartılır.

 

Ne tuhaf değil mi? Bir zamanlar Avrupa’ya karşı kendisini koruduğumuz ve kralı tarafından sultanımıza “Köleniz olmaktan mutluluk duyarım” şeklinde hitap eden Fransa, Kurtuluş Savaşı’nda bizi arkadan vurdu ve Cezayir’de din kardeşlerimize üstelik 20. yüzyılda ciddi bir katliam yaptı.

[1] İsmail Hakkı Uzunçarşılı, İzahlı Osmanlı tarihi Kronolojisi, 1. Cilt, s. 109-110

[2] Erhan Afyoncu, Fransa’ya Osmanlı Tokadı, s. 15

[3] Türkiye Gazetesi, Araştırma Merkezi’nin ilgili yazısı

[4] Ahmet Anapalı, Kurtuluşun Faturasını Ödeyen Adam, s.127

5Ord.Prof.İ.H.Uzunçarşılı, Osmanlı Tarihi, Cilt;II.,Sf; 503. Türk Tarih Kurumu, Ankara,   1995

Fransa’yı himayesi altına alan Kanuni Sultan Süleyman Han’ın tuğrası

 

Bir Fransız elçisi Osmanlı Padişahı tarafından Arz odasında iki büklüm kabul edilirken

 

Avrupa’yı egemenliği altında toplamaya çalışan Almanya- İspanya Hükümdarı 5. Şarlken’le onun planlarını altüst eden Osmanlı’nın muhteşem hükümdarı Sultan Süleyman Han

 

Kanuni’den yardım isteyen ve Sultan Süleyman Han’a senin kölen olmaya hazırım diyen Fransız İmparatoru 1. Fransuva

 

Fransız elçisi La Haye’nin hapis yattığı yedikule Zindanları

 

Bir savaş esnasında Yedikule’ye hapse götürülen Avrupalı elçiler

 

Osmanlı İmparatorluğu’nun Kanuni Sultan Süleyman zamanındaki haritası

Bu Yazara Ait Diğer Makaleler