Kafkasya Mı? Doğu Akdeniz Mi? Analiz
Rufiz HAFIZOĞLU Azerbaycan Trend Haber Ajansı

Enerjide Son Durum

Kafkasya Mı? Doğu Akdeniz Mi?

Modern dünyamızdaki bütün savaşların sebebinin ekonomik ve enerji çıkarları olduğuna şüphe yok.

Orta Doğu da dahil olmak üzere dünyanın birçok yerinde yaşanan olayların temel nedeni, bölgenin enerji kaynaklarının zenginliği ve hegemonik ülkelerin bu enerji kaynaklarını sahiplenmek için mücadele etmesidir.

Bu nedenle, enerji kaynakları her zaman barış ve istikrara değil, savaşa ve ciddi sorunlara da yol açabilir. Son olarak, ABD’nin İran’a karşı ambargolarının daha fazla enerji ve ekonomik çıkarlı olduğunu söyleyebiliriz.

ABD demokrasinin savunucusu olduğunu iddia etse de, yaşanan savaş, kriz ve birçok olaydan sonra herkes öyle olmadığına ikna oldu.

Maalesef bugün enerjiyi bir politika aracı haline getirmek, günün en acil sorunlarından biri haline geldi ve bugün bazı ülkelerin enerji kaynaklarını politik baskı olarak kullandığını görüyoruz. Bunu önlemenin en iyi yolu, enerji kaynaklarının çeşitlendirilmesidir.

Doğal kaynaklarını politik baskı değil, sadece gelir kaynağı olarak kullanan nadir ülkeler vardır ki bunlardan biri de Hazar Denizi’nin petrol ve doğalgaz bakımından zengin ülkelerinden biri olan Azerbaycan’dır.

Azerbaycan’ın enerji sektöründeki en önemli başarısı, bağımsızlıktan kısa bir süre sonra enerji kaynaklarını iyi birşekilde kullanabilmesidir.

Azerbaycan’ın enerji politikası birçok bölgesel ve kısmen küresel enerji projesinin uygulanmasına yol açmıştır. Bunlardan en önemlileri Güney Gaz Koridoru, TANAP, Bakü-Tiflis-Ceyhan petrol boru hattı ve Bakü-Tiflis Erzurum doğalgaz boru hattıdır. Bu projelerin tam güçle ve sorunsuz çalışması, projelerin sıradan proje olmadığını kanıtlamaktadır.

Tabiidir ki, Azerbaycan gazını ve petrolünü Türkiye üzerinden dünya pazarına aktarmak önemlidir. Ama Türkmenistan’ın bu projelere katılması, Türkiye’nin küresel enerji piyasasının da transit ülkesİ olmasına ciddi katkı sağlayabilir.

Son zamanlarda ABD Devlet Enerji Kaynakları Bürosu Enerji Diplomasisi Başkan Yardımcısı Sandra Oudkirk’in de Türkmenistan’ı Güney Gaz Koridoru’na katılmaya davet ettiği not edilmelidir.

Oudkirk yaptığı açıklmada; “”Hazar Denizi’nin statüsü ile ilgili anlaşmanın geleceğe yönelik atılmış bir adım olduğuna inanıyoruz. Türkmenistan kendi  doğalgazını Azerbaycan ve Avrupa üzerinden dünya pazarlarına aktarabilir” dedi.

Bilindiği gibi, 28 Şubat’ta Akdeniz’de yeni bir doğalgaz keşfi haberi geldi. Akdeniz doğalgazının önemine geçmeden önce bölgedeki rezervler hakkında bilgi olması gerekiyor.

Şimdilik  Akdeniz’de bulunan rezervler İsrail’e ait Tamar ve Leviathan gaz sahası. Tamar gaz sahası 2009 yılınde keşfolundu ve rezerv büyüklüğü 300 BCM, Leviathan ise 2010 yılında keşfolundu ve rezerv büyüklüğü 600 BMC. Ayrıca 2011 yılında keşfedilen ve Güney Kıbrısa ait olan ve rezerv büyüklüğü 100 BMC olan Aphrodite gaz sahası. Son olarak da 2015 yılında keşfedilen ve Mısır’a ait saha rezerv büyüklüğü 850 BMC olan Zohr gaz sahası.

Akdeniz petrol ve doğalğazının şimdilik Hazar petrol ve doğalgazına alternatif olmadığını söyleyebiliriz kolayca. Ama Akdeniz’de bazı güçlerin büyük hedeflerinin olduğunu şimdiden söyleyebiliriz.

Türkiye’nin birilerinin tekidi ile Akdeniz’de fırsat peşinde koşanları önlemesi lazım. Çünkü Akdeniz artık yeni bir enerji üssü oldu.