İran-ABD Ve İsrail Ortadoğu Yeniden Hareketleniyor Analiz
Prof. Dr. İlyas TOPSAKAL ULUSLARARASI İLİŞKİLER UZMANI

Prof. Dr. İlyas Topsakal Yazdı:

İran-ABD Ve İsrail Ortadoğu Yeniden Hareketleniyor

“vekalet savaşı değil; Bu mesele artık İran ile İsrail arasında doğrudan hallediliyor. Trump’ın anlaşmayı askıya alamsından beridir bu durum böyle” jeremy Bowen BBC

“Golan tepelerinden yapılan füze saldırılarına karşı füze saldırıları gerçekleştirildi ve İran milislerin yoğun olduğu alanlar vuruldu.” İsrail Ordusu

“İsrail’in attığı füzeler Suriye hava savunma sistemi tarafından etkisiz hale getirildi.” SANA

 

İran ile ABD’yi karşı karşıya getiren anlaşma, Obama döneminde İran ile BMGK (Birleşmiş Milletler Güvenlik Kurulu- Rusya, Çin, Fransa ABD, İngiltereartı Almanya) arasında 14 Temmuz 2015 yılında imzalanmıştı. Bugün ise ABD hariç diğer ülkeler anlaşmanın korunarak eksik olan yerlerinin tamamlanmasını ve müzakerelerin sürmesini istiyor.

Aslında meselenin özeti bu kadar basit ve sadeyken, ABD’nin İsrail isteğiyle anlaşmayı iptal etmesi Ortadoğu’da yeniden sıcak çatışmanın yollarını açması bölge ülkeleri Türkiye-Irak-Suriye ve İran’ın son yıllarda stratejik askeri ortağı olan Rusya’yı denklemin içine aldı. Arka planda İran’ın Suriye meselesinde milis güçleriyle İsrail’in sınırında operasyonel konuşlandırma yapması, gücünü Türkiye ve Rusya ile dengelemesi geleneksel NATO ve ABD ortaklığıyla yürütülen ABD planlarının akamete uğraması olarak düşünülebilir bir meseleyle karşı karşıyayız. Ayrıca ABD’nin Trump ile başlayan ne olursa olsun ekonomik olarak ABD halkına fayda sağlamayacak bütün projelerin iptaline dayanan temel anlayış hem Ortadoğu hem de diğer bölgelerde dünya insanlarını epeyce sıkıntıya sokacağa benziyor. Nitekim İngiltere ve AB’den karşı tepkiler bu yönde gelişmeye başladı. Yapılan anlaşmanın ekonomik olarak dünyayı rahatlattığını yeni önlemlerle İran’ın istenen seviyeye çekilebileceğini, yeni gelişen istikrara ile dünyada gelişmekte olan ekonomilere nefes aldırılabileceğini savunuyor. ABD yönetimine eleştiriler bazı köşelerde daha da sertleşiyor; Irak’ta olduğu gibi gerekçesiz bir savaşın milyonlarca cana mal olabileceği, Bush yönetiminin yaptığı hatanın tekrarlandığını ifade etmekten çekinmiyorlar.

 

Saldırıların da fiilen başladığı dün ve bugün ajanslara düşen haberlerden öğreniyoruz. Bu durumda ben özel olarak Rusya ve Türkiye’nin üçlü ittifakında bu meselenin yeri ve önemini değerlendirmek isterim. Rusya Hem Suriye hem de İran konusunda BM ile tarafı olan ülkelere açık çağrıda bulundu. Müttefik olarak İran’ın yanında kalmaya devam edeceğini bu yönde yapılacak operasyona karşı olduğunu deklare etti. Yine aynı anda Türkiye Cumhurbaşkanı Sayın Erdoğan’da paralel açıklama yaparak İran ile yapılan anlaşmanın iptalinin bölgeyi istikrarsızlaştıracağını, acılara neden olacağını açıkça söyleşinde ifade etti. Hatta müttefiki olan ABD’nin bölgedeki terörist unsurları silahlandırdığını geleneksel köklü ittifakını görmediğini söyledi. Aslında Türkiye ve Rusya’ya benzer açıklamaları hem İngiltere hem de Almanya en üst düzeyden dile getirmeye çalıştı. Buradan şu anlam çıkarılmalı; Aslında ABD ile İsrail hariç hiçbir ülke bu gergin ortamdan memnun değil. Askeri olarak da kimse bu çatışmadan galip çıkamaz. Ancak ABD ve İsrail’in siyasal ve askeri dominant pozisyonu aslında herkesin felaketine olacak bir meseleyi anlamsız bir şekilde sürdürüyor.

İkinci mesele Türkiye için aslında daha da dikkate değer ve aynı zamanda planlaması zor bir süreç gibi duruyor. Ancak burada Türkiye yalnız olmayacak çünkü birçok Avrupa ülkesi de istikrarsızlığın getireceği ekonomik olumsuzluktan Türkiye kadar etkilenecek. Petrol ve doğalgaz fiyatlarının yükselişi yeniden dünya üzerinde büyük bir sıkışıklığı beraberinde getirecek oluşan iyimser havanın dağılmasına neden olacak. Bu tehlikede hemen hemen bütün düşünürler tarafından dile getiriliyor, ancak ABD’nin depoladığı ucuz maliyetli petrolle yeniden büyük bir kar elde edeceği senaryoları da dünyanın ABD’ye bakışını olumsuza eviriyor. Yani Aslında Trump imajı gittikçe her gününü aratacak şekilde ilerliyor.

 

Sonuç olarak Rusya İsrail’in ikna çabalarına rağmen geleneksel olarak İran’ı desteklemeye ve Ortadoğu’da Türkiye ile birlikte bir denge kurmaya devam ediyor. Rusya’nın yanında Çin’in de aynı istekte olması ABD’nin elini bölgede zayıflatacaktır. Türkiye güneyindeki istikrarsızlığın doğuya taşınmasını arzu etmiyor ve ateş içinde kalmanın zorluğunu zaten her süreçte dile getiriyor ve ABD’nin bölge ülkeleriyle diyaloğunda olumlu olmasını istiyor. Ancak satır arasında bölgede nükleer bir yeni güce de razı olmayacağını açıkça söylüyor. Anlaşmanın iptali halinde bölgede yenden istikrarın bozulacağı ve İran’ın serleşip nükleer programına döneceği fikrinin hesaplanması gerektiğini savunuyor. Yani sonuçta büyük bir felaketin ayak seslerinin geldiğini haykırıyor. Herkesin bu sese kulak vermesi gerekiyor.

Bu Yazara Ait Diğer Makaleler