İnternet Medyası İle Geleneksel Medya Analiz
Ümit SANLAV SOSYAL MEDYA ARAŞTIRMACISI

Güncel Bir HALEF-SELEF Mücadelesi:

İnternet Medyası İle Geleneksel Medya

Yeni Medya diye tabir ettiğimiz sosyal medyanın, hayatın her alanındaki etkisi yoğun şekilde hissedilirken, yeni medya ve geleneksel medya arasındaki rekabet ve etkileşim, teknoloji ve pazarlamanın sınırlarını zorlar hale geldi. Gazete, dergi ve televizyon gibi geleneksel basın-yayın organlarıyla, internet medyasının en temel farkı kabaca; geleneksel medyanın (yayıncıdan alıcıya) tek yönlü, sosyal medyanın ise karşılıklı (interaktif) kullanımı ve etkileşimi olarak ifade edilebilir.

1980’lere kadar gazeteler ve TRT kanalıyla medya iletişimi sağlanan Türkiye’de Körfez Savaşı’yla beraber önce TV’lerin önemi konusunda algı oluştu, bunu takiben de medyada liderlik çatışmaları başladı. Bu çatışmalarda son dönemlerde, önce geleneksel medya ile sosyal medya çatışmaları yerini, anlık iletinin sınır tanımadığı teknolojik şartların geliştiği bu günümüzde sosyal medyanın kendi içerisindeki çatışmalara bıraktığını görmekteyiz.

İnternetin 1993’te gelmesine rağmen gerçek anlamda yaygın kullanımı 2007’de başladı. Çünkü 2007’de internet kullanımı ADSL ile ucuzlayarak artış gösterdi. Bu bakımdan Türkiye’de internet haberciliğinin de doğum tarihi 2007’dir. Yakın gelecekte gazeteleri geride bırakacağına inanılan internet haberciliği, gazete tirajlarının her yıl düşmesine neden olurken, geleneksel medya (gazete, dergi ve televizyonlar) yeni medya olarak adlandırılan sosyal medyayı da önemli bir enstrüman olarak kullanmaya başladılar.

2007’de 4 milyon 850 bin olan toplam gazete tirajı, 2008’de 4 milyon 750 bine, 2009’da 4 milyon 580 bine 2012’de 4 milyon 420 bine düşmüştür. Medya okuryazarlığı artarken gazete tirajlarının düşmesi, internet haberciliğinin geliştiğinin en açık ifadesidir. İnternet haberciliği derken, sosyal medyayı her şeyin üzerinde tutan bir görüş, ihmal edilmemesi gerektiği doğrultusunda bir görüş, gereğinden fazla mesai harcamanın zaman kaybı olduğu noktasında 3 ayrı görüş hakim.

Geleneksel ve yeni medya olarak tabir edilen her iki mecranın birebir özelliklerine, hedef kitle ile etkileşimlerine, fayda ve maliyet ilişkilerine bir göz atalım;

Geleneksel Medya

Geleneksel medyada olayların yayın organları vasıtasıyla insanlara haber olarak duyurulduğu ve bu yolla iletişim kurulan ortamıdır. Bu yayın organları genel olarak tek yönlü bir iletişim sürdüren yani bir nevi propaganda yapan ve gerek yayınlanan içeriğin, gerekse yapılan reklam ve duyurularının tam olarak hangi kitleye, nasıl ulaştığını ve bu çalışmaların sonuçlarını ölçümleyemeyip, sonuçlarını analiz edemeyen bir yapıdadırlar.

Geleneksel medyada vatandaş, birey olarak sadece tüketicidir. Tüketir ve yorum yapamaz, içerik üzerinde değişiklik yapamaz ve yayınlayamaz. Üreticiyle bağlantı kurmak bir yana, çoğu durumda karşında muhatap dahi bulamaz.

Günümüz şartlarında değişen medya alışkanlıkları itibariyle Geleneksel Medyaya, kitle iletişim araçları denilmesi de yanlıştır. Çünkü artık kitle iletişim aracı vazifesini üstlenen bilgisayar teknolojisi, bir sosyal medya kanadı olarak karşımızdadır, yani geleneksel medya, sosyal medya öncesinde bizim karşımıza çıkmış medya organlarıdır.

Yeni Medya

Sosyal Medya ya da Yeni Medya; gelişen bilgisayar, Internet ve mobil teknolojisi ile ortaya çıkan, kullanıcıların zamandan ve mekandan bağımsız bir şekilde interaktif olarak etkileşimde bulundukları sanal medya ortamıdır.

Sosyal Medya için “Yeni” kavramının kullanılması; mesajın değil, ortamın paylaşılmasında getirilen yenilik nedeniyledir. Tarih boyunca insanlar ve toplumlararası bir mesajlaşma olmuştur. Kimi zaman haber güvencini, duman ve en ilkel çağlarda mağara duvarları yazılarından, günümüzde kullanılan son sürat teknoloji ile iletilen bilgiye kadar, temel amaç hep mesajın taşınması olmuştur.

Günümüzde ise bilgi, her türlü veri ile birlikte ortamın taşınması şeklinde olmasından dolayı “yeni medya” kavramı ortaya çıkmıştır.

Yeni medyayı geleneksel medyadan farklılaştıran özellikler;

Yeni medyayla birlikte, bilginin istenildiği anda seçilebildiği, adreslenebildiği, paylaşılabildiği ve geri bildiriminin anında yapılabildi­ği bir “sanal” etkileşim çerçevesi sunan; bilginin kolayca depolanabildiği çok bü­yük miktarlarda bir belleğe sahip yeni bir iletişim biçimi ortaya çıkmıştır.

Bu Yazara Ait Diğer Makaleler