“Fransa Geri Dönmeye Çalışıyor” Analiz
Helen Czerski LONDON’S GLOBAL UNIVERSTY

Kuzey Afrika’da Şüpheli Hareketlenme

“Fransa Geri Dönmeye Çalışıyor”

Batı Afrika’da günümüz konjonktürünün değişim sinyalleri vermesiyle Fransa’nın alan kaybetme korkusunun onu yeni nesil sömürgecilik stratejileriyle güncellenmiş ahlak dışı yöntemleri uygulamaya sevk ettiği söylenebilir. Buradan hareketle konunun iki yönlü gerçekleştiğini ifade edebiliriz.

Batı Afrika Ülkeleri Ekonomik Topluluğu (ECOWAS) tarafından kıtanın kendi parası üzerinde çalışılan “eko’ya” 2020’den itibaren geçileceği ifade edilmişti. Ancak 17 Ocak’ta söz konusu ülkelerin bu konuda gerçekleştirdikleri toplantıda Nijerya, Sierra Leone, Liberya, Gambiya, Gana ve Gine’nin “eko” para biriminin kullanılmasını reddettiği bildirildi. Aslında söz konusu toplantıdan önce de “eko” para biriminin hazırlığının ECOWAS tarafından yıllarca süren bir çalışma sonucunda gerçekleştiği; yani “eko”yu kullanarak Fransa’nın yeni nesil bir sömürge yöntemi uygulayacağına dair Afrika ülkelerinde tartışmalar sürmekteydi. Dolayısıyla bu açıklamanın konuyla ilintili olacağı düşünülebilir ve bu bağlamda sürpriz olmadığını ifade edebiliriz.

Mali inisiyatifi başta olmak üzere Afrika’da yaşayan halklar, gerekse de Avrupa’daki Afrika diasporası Fransa’nın söz konusu tutumuna karşı epey tepkililer ve protesto gösterileri düzenlemekteler. Söz konusu topluluklar, Fransa’nın Sahel bölgesinde 2014 yılından bu yana sürdürdüğü Barkhane Operasyonu kapsamında bölgede konuşlandırdığı 4,500 kişilik askeri güçle sadece terörü ve bölgesel istikrarsızlığı arttırdığını düşünüyor.

Yine Fransa Cumhurbaşkanı Emmanuel Macron’un 4 Aralık 2019’da gerçekleşen NATO toplantısında “Sahel bölgesinde artan Fransız karşıtlığına ilişkin belirsizliği” liderlere soracağına ve “Fransız askerlerinin bulunduğu bu ülkelerin yöneticilerinin” kendisine “açıklama borçlu” olduğuna dair hadsiz açıklamaları Afrika’dan da büyük tepki görmüştü.

Macron’un 20-22 Aralık’taki Fildişi Sahili ve Nijer ziyareti öncesi Nijer ve Mali başta olmak üzere birçok Afrika ülkesinde Fransız askeri üsleri protesto edilmiş, bazı kentlerde ise gösterilere izin verilmemişti.

Fransa Afrika’daki varlığını meşru bir zeminde korumak ve sürdürebilmek için (bilhassa askeri anlamda) çeşitli tedhiş hareketlerinin varlığından faydalanma çabasında.

Batı Afrika’daki söz konusu devletlerin güvenliğini, istikrarını ve egemenliğini kayda değer derecede bozduğunu ve bu konjonktürde Fransa gibi eski ve neo-kolonyal devletlerin Afrika kaynaklarını talana devam edeceğini göstermekte ve son aylarda hem Afrika’da hem de Afrika dışındaki diasporanın protestoları bu talanın farkında olunması açısından çok kıymetli durmaktadır. Tam da bu denklemde Afrika’da yeni bir konsepte sahip Fransız-İngiliz rekabetinin de çok bilinmeyenli denklemleri söz konusu.

Bu Yazara Ait Diğer Makaleler