Darbeler Dünyanın Talihsizliği Analiz
Prof. Dr. Hasan KÖNİ KÜLTÜR ÜNİVERSİTESİ ÖĞRETİM ÜYESİ

Prof. Dr. Hasan Köni:

Darbeler Dünyanın Talihsizliği

Carnegie  Düşünce Kurumunun Moskova merkezinin uzmanlarından Andrei Klesnikov, Türkiye’deki gelişmeleri örnek alarak Rusya rejimi için bazı tavsiyelerde bulunuyor. Klesnikov, James Robinson ve Daren  Acemoğlu’nun: ‘Diktatörlüğün Ekonomik Kökleri ve Demokrasi’ adlı kitabına atıfta bulunarak rejimin düzenini yeniden sağlamak ve rejimi yeniden bütün kitlelerin gözünde meşru hale getirmek için otoriterlikten kazınma ve rejimi daha demokratikleştirmek gerektiğinden söz ediyor.

Eski  dönemlerin İngiliz diplomatı Earl Grey’in; ‘Yaptığımız reformların ilkesi devrimlerin gerekliliğini önlemektir’ sözlerini Rusya’nın 2016 yılında yapılacak parlamento seçimleri ve 2018’de yapılacak başkanlık seçimleri için göz önünde tutulması gereken bir gerçek olarak görüyor. Klesnikov’a göre korumak için reform yapmak gerekiyor. Belki ilerde Rusya’da reformist gelişmeler için Alexei Kudrin’in rejimin merkezine getirildiğini belirtiyor.

Bu görüşlerin bir kısmı doğru olmakla birlikte, uluslararası oyunları bilenler için başka manalar da anlaşılabiliyor. Örneğin, Amerika’nın sıkıştırmaları karşısında pençe pençe cevap veren Putin’in yerine Batıya daha karşı daha ılımlı davranabilen bir liderin işbaşına gelmesi için Rusya’da reform yapılması için  tartışmaların açılması isteniyor olabilir. Çünkü, Batı senaryoları, Ukrayna’da, Suriye’de ve son dönemde Türkiye’de tutmamış gibi.

Öte yandan, Amerika’nın bazı lobilerinin Ortadoğu üzerinde 2000’li yıllardan beri uygulamaya çalıştıkları dış politikaları, İspanya, İngiltere, Fransa ve son olarak Almanya’yı terörizme boğmuş gibi gözüküyor. Aynı lobi, Obama’nın İran’la imzaladığı ve beş nükleer devletin ve Birleşmiş Milletler’in denetlediği nükleer antlaşmadan memnun değil. Hillary Clinton seçildikten sonra bu anlaşmayı bozmayı düşünüyor. Ortadoğu’nun sakinleşmesi onları korkutuyor. Beklenen, Türkiye’nin İsrail’le yakınlaşması, İran’a karşı olması ve Ortadoğu’da Amerika’nın sözünü dinlemesi. Rusya ile yakınlaşma ne demek!

Rusya daha reformist bir yol izler mi izlemez mi bilemem. Ancak. Rusya’nın hafızasında Gorbaçev’e yapılan askeri darbe örneği var. 1991’de Gorbaçev’in görevini bıraktığı ve yerine koruması altında bulunan Moskova belediye başkanı Yeltsin’in geçtiği olayların başlangıcı Sovyet askerlerinin Litvanya’yı işgal ederek sıkı yönetim ilan etmeleri ve Litvanya’ya başkanlık rejimini getirmeleriyle başlamış.

Gorbaçev, bu konuda emir vermediğini ve en kötüsü bu hususta hiçbir bilgisinin bulunmadığını söylemişti. Amerikan yönetimi Sovyetlerden kopmaya hazır topraklar nedeniyle Gorbaçev’in vatan haini ilan edileceğini ve zor duruma düşeceğini tahmin ederek Moskova’ya Amerikan elçisi olarak Jack Matlok’u  atamıştı. Matlok Gorbaçev’le yaptığı görüşmede şiddet kullanılması karşısında Amerika’nın   durumdan rahatsız olacağını Gorbaçev’e bildirdiğinde Gorbaçev:…’yapılan reformlar yüzünden halk ikiye ayrılmış durumda iç savaş çıkabilir bunu önlemek zorundayım’ demiştir. Moskova ve Rusya genelinde gıda eksikliği yüzünden halk fırınlara ve dükkanlara saldırırken Amerika bu sefer Gorbaçev’i Rus Savunma ve Güvenlik Bakanlığı’nın darbe yapacağı konusunda uyarmışlardır. Gorbaçev bu haberi ciddiye almamıştır.

Darbeciler, Gorbaçev, Yeltsin ve Kazakistan başkanı arasındaki, Sovyetler Birliği’ni bitirip bir Rus Federasyonu kurma fikrini duyunca ağustos ortasında harekete geçmişlerdir. Sonradan, anlaşılmıştır. Gorbaçev’i bizzat KGB Başkanı ve  Savunma Bakanının dinlediği  ortaya çıkmıştır. Darbeciler, Gorbaçev’i Karadeniz kıyısındaki villasında ziyaret ederek, Moskova’ya dönmüşlerdir. Sıkıyönetim ilan edip devleti teslim etmesini istemişlerdir. Gorbaçev ev hapsine alınmış ve darbeciler askeri birlikleri Moskova sokaklarına yaymışlardır.

Halk tarafından belediye başkanı seçilen Boris Yeltsin halkın desteği ve halka ateş açmayı reddeden bazı askeri birliklerle hareket geçmiş ve darbecilerin tankları üzerinde konuşmalar yapmıştır. Artık darbe önlenmişti. Gorbaçev Moskova’ya döndüğünde güç dengesi değişmiş ve Yeltsin güce sahip olmuştur. Yeltsin daha önce kararlaştırıldığı gibi Sovyetleri bitirme kararını Ukrayna ve Beyaz Rusyalı liderlerle aldıktan sonra Amerikan başkanı George Bush’a telefon ederek durumu bildirdi. Gorbaçev’in yapacağı tek şey istifa etmek olmuştu. Son sözü ise Yeltsin’in kendisine ihanet ettiği oldu.

Yeltsin döneminde Rusya Federasyonu bölündü ve ufaldı. Kafkaslardaki Çeçen hareketiyle başa çıkılamadı. Rusya Federasyonu Putin gibi sert bir lideri iş başına getirerek Kafkaslardaki durumu kurtardı. Şimdi  demokratikleşme ve meşrulaşma uğruna Batılı ülkelere bu deneyimlerden sonra şirin gözükmeye çalışırlar mı? Ne dersiniz!

Bu Yazara Ait Diğer Makaleler