BU KONUDA ERDOĞAN’I DESTEKLİYORUM Analiz
Nadine STEİGER NORVEÇ UNIVERSTY OF BERGEN

Avrupalı Akademisyen Steiger:

BU KONUDA ERDOĞAN’I DESTEKLİYORUM

Dünyanın vaz geçilmez ihtiyacı olan Enerjide kaynak çeşitliliğini artırmak isteyen Türkiye, doğalgazda arz güvenliğini sağlamak ve gaz ticaret merkezi olma hedefine ulaşmak için adımlarını hızlandırdı. Türkiye TANAP‘tan sonra TürkAkım ile sadece bir transit ülke olmak istemediğini, alıcı ve satıcının buluştuğu gaz fiyatının belirlendiği bir ticaret merkezi olmayı hedeflediğini güçlü hamlelerle ortaya koyuyor.

Son zamanlarda hız kazanan TürkAkım doğal gaz boru hattının deniz altı bölümünde son borunun Rusya Devlet Başkanı Vladimir Putin ve Türkiye Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın talimatıyla denize döşenmesiyle projede son bir yıla girildi.

Yılın ilk büyük adımı, haziranda Trans Anadolu Doğal Gaz Boru Hattı Projesi  (TANAP)’nin Eskişehir’in Seyitgazi ilçesinde düzenlenen törenle açılmasıyla atıldı. TANAP’ın ilk bölümünün devreye alındığı törene, Azerbaycan Cumhurbaşkanı İlham Aliyev, Sırbistan Devlet Başkanı Aleksandar Vucic, Ukrayna Devlet Başkanı Petro Poroşenko ve KKTC Cumhurbaşkanı Mustafa Akıncı da katıldı.

Türkiye’ye siyasi ve ekonomik anlamda prestij kazandıran bir stratejik hamle olarak değerlendirilen TANAP, Güney Gaz Koridoru’nun en önemli ayağını oluşturuyor. Türkiye’ye ilk etapta yıllık 2 milyar metreküp Azerbaycan gazı taşıyacak TANAP, yakın gelecekte ise 6 milyar metreküplük kapasiteye ulaşacak. Türkiye’nin yıllık doğalgaz ithalat sepetindeki Azerbaycan gazının payı da böylece yaklaşık iki katına çıkmış olacak.

Azerbaycan ve Türkiye’nin stratejik ortaklık ve kardeş ülke olma iradesini ortaya koyduğu, toplam uzunluğu bin 850 kilometre olan TANAP, Türkiye-Gürcistan sınırında Ardahan’dan başlayarak 20 il ve 67 ilçeden geçiyor. TANAP, Yunanistan sınırında Avrupa ayağı olan Trans Adriyatik Doğalgaz Boru Hattı (TAP) projesine bağlanacak. TAP’ın da 2020’nin ilk çeyreğinde devreye alınması bekleniyor.

Türkiye’nin doğal gazda ticaret merkezi olması konusunda hayati bir öneme sahip olan diğer proje ise TürkAkım doğal gaz boru hattı. Birbirine paralel 930 kilometre uzunluğunda iki hattan oluşan TürkAkım, ilk defa 2014’te Putin tarafından duyuruldu.

Proje, 25 Mayıs 2014’teki Rusya Devlet Başkanı Vladimir Putin’in “Güney Akım’ı Avrupa Birliği (AB) üyesi olmayan bir ülkeden geçiririz” açıklamasıyla gündeme geldi. Bu açıklama, Rusya’nın Güney Akım Projesi’ne alternatif rota olarak Türkiye’yi gördüğü şeklinde yorumlandı.

Rusya lideri Putin, 1 Aralık 2014’te Türkiye-Rusya Üst Düzeyli İşbirliği Konseyi Toplantısı’na katılmak için geldiği Ankara’da Güney Akım’ı iptal ettiklerini açıkladı. Aynı gün, Rus Enerji şirketi Gazprom Üst Yöneticisi (CEO) Aleksey Miller, Türkiye’de 63 milyar metreküp kapasiteli yeni bir boru hattı inşa edileceğini açıkladı. Bu açıklamanın üzerinden uzun bir zaman geçmeden Rusya Enerji Bakanı Aleksandr Novak, Güney Akım’ın resmen iptal edildiğini 12 Aralık’ta AB’ye iletti.

Proje iki ülke arasındaki uzun görüşmeler sonunda iki boru hattı olarak inşa edilmeye karar verildi. Toplam kapasite 31,5 milyar metreküp olarak hesaplandı. 15,75 milyar metreküp hatta sahip olacak her iki hat da Rusya’nın Anapa kentinden yola çıkıp Karadeniz’in altından Türkiye’de Kıyıköy’e kadar ulaşacak şekilde planlandı.

Hesaplanan kapasitesiyle toplamda 15 milyon hanenin enerji ihtiyacını karşılayabilecek projenin deniz altındaki bölümü, 19 Kasım’da gerçekleşen törenle büyük ölçüde tamamlanmış oldu.

TürkAkım’ın ikinci hattının Avrupa’ya doğal gaz göndermesi planlanıyor. Söz konusu hat Türkiye üzerinden geçeceği için ülkeye gelir sağlayacağı da biliniyor.

Bir Avrupalı olarak beni heyecanlandıran şey, Türkiye’nin alternatif bir yol olarak Avrupa’ya enerji sağlaması olacak. Rus gazını Mavi Akım ve Batı Hattı olmak üzere iki farklı güzergahtan satın alan Türkiye, TürkAkım’la birlikte Batı Hattı’nı elemek istiyor. Rusya ve Türkiye, Batı Hattı’ndan gönderilen gazın Ukrayna üzerinden gelmesinin riskleri ve masrafları arttırması nedeniyle de TürkAkım’ı destekliyor.

Böylece Rusya ile Türkiye arasında hızla büyüyen stratejik ortaklık TürkAkım’la bir kez daha tescillenmiş oluyor.

Daha önce ulusal ve uluslararası medyada çok kez TürkAkım ve TANAP’ın birbirini engelleyen iki proje olduğu dile getirildi. Bu iddialar muhatap ülkeler tarafından reddedildi ve ülkeler son derece kararlı bir şekilde projeleri hayata geçirmek için kolları sıvadı.

TürkAkım’ın gelecek yıl aralık ayında faaliyete geçmesini müteakip Rusya ve Azerbaycan gazlarının fiyat bakımından pazarda rekabete girmesi de öngörülüyor.

Türkiye’ye Rusya ve Azerbaycan gibi kaynak zengini ülkelerden gönderilen gazlar aynı zamanda Avrupa’nın arz güvenliği için de büyük önem arz ediyor.

Biz de Avrupalılar olarak tek bir merkeze bağlı kalmadan enerji akımının sürmesini ve bu konuda kritik adım atan Türk Lider Erdoğan’ı desteklemek zorundayız.

Bu Yazara Ait Diğer Makaleler