Boris’in Savaş Kabinesi… Analiz
Alpaslan DÜVEN TÜRK-İNGİLİZ GAZETECİLER BİRLİĞİ BAŞKANI

Alpaslan Düven Yazdı:

Boris’in Savaş Kabinesi…

İngiltere’nin yeni başbakanı olan Boris Johnson, gaflarıyla, tartışmalı sözleri ve yalanlarıyla hiç gündemden düşmeyen bir isim. Amerika’da dünyaya gelen ve 5 yaşına kadar bu ülkede yaşayan İngiliz vatandaşı Boris, kimilerine göre “güvenilmez” ve “yalancı” kimilerine göre ise Brexit sürecini en iyi idare edebilecek tek siyasetçi.

İngilizlerin pek değer vermediği Boris’in en büyük hayranı, ABD Başkanı Donald Trump. İşte bu nedenle ‘‘İngiliz Trump’’ diyorlar. Boris, Kraliçe’den yetkiyi alır almaz kabinesini kurdu ve göreve başladı.

İngiliz medyasının ‘Savaş Kabinesi’ olarak gördüğü kabinedeki isimler dikkat çekiyor. Örneğin yeni İçişleri Bakanı Priti Patel…Theresa May hükümetinde Uluslararası Kalkınma Bakanı olarak görev yaparken, aile tatili sırasında İsrail Başbakanı Binyamin Netanyahu ve hükümetten diğer bazı üst düzey isimlerle bir araya gelerek yaptığı gizli temasların ortaya çıkmasının ardından istifa etmişti.

Patel, İsrail Kamu Güvenliği Bakanı Gilad Erdan ile Londra’da, İsrail Dışişleri Bakanlığı’ndan Yuval Rotem ile de New York’da görüşmüştü.Muhafazakar Parti’nin sağ kanadını temsil eden Patel, Avrupa Birliği (AB) üyeliğine karşı çıkan,sigara yasağına itiraz eden ve İsrail’e desteğini açıkça beyan eden bir siyasetçi olarak biliniyor. Kabinede dikkat çeken kişi Dışişleri Bakanı Dominic Raab. Babası Yahudi asıllı Çek vatandaşı olan Raab da İsrail’le yakın ilişkiler içerisinde.

Boris, İngiltere’nin hem içişleri hem de dışişlerini İsrail’e çok yakın bu iki isme emanet etti. Boris, kardeşi Jo Johnson’u ‘İş, Enerji ve Endüstri Bakanlığı’nda müsteşarlık seviyesinde bir göreve getirdi. Şimdilik Boris için herşey yolunda gidiyor. İngiltere’deki gelişmelerden Trump’ta oldukça memnun. Trump, ABD-İngiltere arasında dev bir ticari anlaşmaya imza atarak, kankisi Boris’i İngilizlere hayran bırakacak. Buna karşılık Boris’den beklenen iki şey var.

Birincisi, İngiltere Ulusal Sağlık Hizmetleri’ni (NHS) Amerikalı özel şirketlere peşkeş çekmesi. İkincisi ise  İngiliz Donanması’nı Hürmüz Boğazı’na sürerek, Amerika’yla macera dolu bir yolculuğa çıkacak.

Muhalefet elini çabuk tutup Boris hükümetini erken seçim için köşeye sıkıştırmaz ise, ‘Savaş Kabinesi’ İngilizlerin canını yakacak…