Avrupa’dan Suriye Sınırı’na Bakmak Analiz
Alpaslan DÜVEN TÜRK-İNGİLİZ GAZETECİLER BİRLİĞİ BAŞKANI

Alpaslan Düven Yazdı:

Avrupa’dan Suriye Sınırı’na Bakmak

Başladığı günden itibaren askerî ve diplomatik anlamda dinamik bir seyir alan harekât, saha mücadelesine paralel olarak diplomatik temasları da beraberinde getirdi. Dört ayrı kol üzerinden Tel Abyad ve Re’sulayn şehir merkezlerini ilk olarak hedefleyen askerî hamle, dördüncü ve beşinci günlerinde şehir merkezlerine girilmesiyle büyük oranda başarıya ulaşmış oldu.

Şehir merkezlerine girilmesini müteakip, kırsal alanın kontrolüne yönelik beşinci cephenin açılmasıyla, PKK/YPG’nin savunma disiplini tamamen dağıtılmış ve psikolojik olarak da yenilgi kabul ettirilmiş oldu. Nitekim beşinci cephede TSK ve Suriye Milli Ordusu (SMO) unsurlarının bir günlük süre içerisinde Türkiye sınırından M4 karayoluna ulaşması, bir başka ifadeyle yaklaşık 30 kilometrelik derinliğin sağlanması, askeri üstünlüğü açık bir biçimde ortaya koydu.

Harekât 22 Kasım itibariyle 145 km genişliğe, 30 km derinliğe ulaştı. Böylelikle 4 bin 219 kilometrekarelik alan, 600 yerleşim yeri terörden arındırılırken, M4 karayolu üzerinde kontrol noktaları kurularak stratejik kazanımlar elde edildi. Harekât alanının genişliğinin daha iyi takdir edilmesi adına şunu söyleyebiliriz: Fırat Kalkanı ve Zeytin Dalı harekâtlarıyla terörden arındırılan genişlikte bir bölge, şu an itibarıyla Barış Pınarı harekâtıyla temizlenmiş durumda.

Nitekim Zeytin Dalı harekâtında bin 850, Fırat Kalkanı harekâtıyla da 2 bin 15 kilometrekarelik alan terör unsurlarından temizlenmişti. Tüm bunlarla birlikte, şu ana kadar bin 168 PKK/YPG unsuru etkisiz hale getirilirken, 988 EYP (el yapımı patlayıcı) ve 442 mayın tespit edilerek etkisiz hale getirildi.

PKK/YPG’ye kısa sürede yaşatılan bu ağır yenilgi, terör örgütünü sivilleri hedef alan saldırılarını artırmaya itti. PKK/YPG’nin Türkiye topraklarına yönelik saldırılarında 21 sivil hayatını kaybederken 104 sivil de yaralandı. Suriye içinde gerçekleştirdikleri bombalı saldırılar, mayın ve EYP’li saldırılarda da 73 sivil hayatını kaybetti, yüzlercesi de yaralandı. PKK/YPG’nin sahada aldığı ağır yenilginin ardından TSK ve SMO’nun özgürleştirdiği bölgelerde terör saldırılarına başvurması, mültecilerin geri dönüşünü engellemeye çalışan bir hamle olarak karşımıza çıkıyor.

Yine BM verilerine göre, geneli Suriye içinden olmak üzere 96 bin 855 sivil TSK ve SMO tarafından özgürleştirilen alanlara döndü. Önümüzdeki günlerde Türkiye’den de geri dönüşlerin artacağı bir döneme şahit olabiliriz. Nitekim bu geri dönüşler için sivil toplum örgütleri, Suriye muhalefeti ve Türkiye birlikte hareket ederek mültecilerin bir an önce evlerine dönmesi adına çaba sarf ediyor.

Birileri görmezden gelse de Özgürleştirilen bölgelerde hayatın normale dönmeye başlaması, yerel meclisler aracılığıyla sivil yönetimlerin sağlanması ve gümrük kapılarının da açılmasıyla geri dönüşlerin seyrinde artış görmek mümkün olacaktır. Fakat bu noktada, özgürleştirilen bölgelerin henüz kapasite, altyapı ve teknik olarak milyonlarca mültecinin geri dönüşüne olanak sağlayacak durumda olmadığı da ifade edilmeli. Bu bağlamda, Türkiye’nin planladığı yaşam alanı projesinin uluslararası toplum tarafından desteklenmesi, müteakip olarak da sınır hatları ve diğer iç bölgelerde PKK/YPG varlığının son bulması gerekiyor. Bu kapsamda Türkiye’nin İngiltere, Fransa ve Almanya ile düzenleyeceği dörtlü zirvenin büyük önem taşıdığı not edilmeli.

Türkiye güvenliğinden asla taviz vermeyecek. Bu konuda herkesi karşısına almaya da gayet hazır.

Bu Yazara Ait Diğer Makaleler