AVRUPA ORDUSU KURULUR MU? Analiz
Prof. Dr. İlyas TOPSAKAL ULUSLARARASI İLİŞKİLER UZMANI

Yakın Geleceğin Konusu:

AVRUPA ORDUSU KURULUR MU?

Dikkat çekici gelişmeler var dünyada. Washington’un İran ile yapılan nükleer anlaşmadan tek taraflı olarak çekilmesi mesela.

Yine ABD’nin Rusya ile nükleer atış vasıtası olarak kullanılabilen füze kategorilerinde sınırlama sağlayan Orta Menzilli Nükleer Kuvvetler Antlaşması’ndan çekilme niyetini açıklaması.

Avrupa siyasal çevreleri tarafından endişeyle karşılanana bu adımlar, kıta Avrupası strateji çevrelerinde yeni Beyaz Saray yönetiminin Avrupa’nın savunmasına ilişkin taahhütlerinden bazı geri adımlar atabileceğine ilişkin ciddi endişeleri getiriyor beraberinde.

Donald Trump yönetiminin tavrı ve Brexit faktörleri, kıta Avrupası’nda daha sert bir retoriğin yerleşmesine neden oldu. 2017 yılında Şansölye Merkel, Avrupa’nın kendi kaderini ellerine alması gerektiğini savunan bir konuşma yaptı. Fransa Cumhurbaşkanı Macron da, son olarak benzer bir çıkış ile gündeme geldi ve bir ‘Avrupa Ordusu’ kurulması fikrini ortaya attı. Tüm bu çıkışlar aynı reaksiyonun ürünleri.

Aslında tam da burada Avrupa Ordusu düşüncesi, Merkel yönetiminden de destek gördü. Fakat bu işin  ABD’den göreli bağımsız yürütülmesine ilişkin görüşler, NATO’nun doğu kanadında yani Polonya ve daha çok da Baltık devletlerinde, Fransa ve Almanya kadar hevesle karşılanmadı.

Yakın bir geçmiş olan 1990’ların sonunda Avrupa’nın, askeri alandaki pasif tutumunun bir sonucu olarak hemen yanı başındaki Kosova’ya dahi ABD yetenekleri olmaksızın müdahale edemediğinin altı çiziliyor.

Avrupa’nın gerekli askeri seviyeye çıkmamasına tepkili olan ABD’ye göre, Soğuk Savaş’ın bitmesinden sonra ABD’nin NATO içindeki yükü yüzde 75 oranına çıkmıştı ve bu durum kabul edilemezdi çoğu stratejiste göre.

Avrupa Birliği geçtiğimiz yıl Avrupa Savunma Fonu’nu uygulamaya koydu. 2021-2027 yılları arasında yaklaşık 13 milyar avro’luk bir bütçe hedefleyen fon, 2019 sonu itibarıyla 90 milyon avro, 2020 sonrasında da 500 milyon avro’luk bir payı kritik Ar-Ge çalışmaları için ayıracak.

Yaşlı kıta Avrupa topraklarının savunmasının, transatlantik garantilere ve ABD’nin yeteneklerine bağlı olmaksızın yapılması, yani stratejik otonomi kazanılması hususunda son yıllarda devlet başkanı düzeyinde birçok açıklama yapıldı. Bu açıklamaların önemli bir bölümü NATO’yu dışlamasa da, Avrupa merkezli yeni bir savunma anlayışının gerektiğini belirtiyordu.

Büyümekte olan bir dev Çin’in yapay zeka yatırımları, Türkiye’nin de içinde bulunduğu silahlı insansız sistemler üreticisi ülkelerin politikaları, Rusya’nın siber ve enformasyon operasyonları Avrupa için ‘utanma duygusuyla seyredilecek’ işaret fişekleri.

Şu anki koşullarda Avrupa için gerçekçi stratejik hedefler, savunma fonu ile dağınık envanterleri mümkün olduğunca rafine hale getirmek, Ar-Ge bütçelerini robotik harp, yapay zeka, siber kabiliyetler, elektronik harp sistemleri gibi yükselen, teknoloji-yoğun alanlarda tahkim etmek, savunma harcamalarını artırmak ve tüm bunları yaparken AB üyesi olmayan NATO üyesi devletleri Avrupa’nın savunmasına yabancılaştırmamaktır.

Avrupa Ordusu yakın geleceğin meselesidir ama çok da gerçeğe yakın görünmemektedir. Bir Avrupalı olsam çok da heyecanlanmazdım galiba.

Bu Yazara Ait Diğer Makaleler