Artık Hiçbir Şey Eskisi Gibi Olmayacak! Analiz
Hüseyin YAKAR GÜVENLİK POLİTİKALARI ARAŞTIRMACISI

Artık Hiçbir Şey Eskisi Gibi Olmayacak!

Siyasi istikrarsızlık, beraberinde ekonomik, askeri ve sosyal sorunları da getirmektedir.

24 Haziran seçimleri sadece son on altı yıllık süreçte kritik bir dönüm noktasını olmamakla birlikte Türkiye’de siyasi düzenin  tam demokratikleşmesi sürecinin başladığı yani modern demokratik siyasetin Türkiye’nin yüz elli yılı aşkın bir süredir devam eden demokratikleşme ve bağımsızlık mücadelesinin son perdesidir.

16 Nisan referandumuyla gerçekleştirilen hükümet sistemi değişikliğiyle millet idaresinin merkeze alındığını ve geniş halk kesimlerine hitap etmeden iktidar olmanın yolunun kapatıldı.

Türkiye’nin yüz elli yılı aşkın bir süredir devam eden demokratikleşme ve bağımsızlık mücadelesinin  zirve noktasını oluşturduğu belirtmekte fayda var.

Bu  kapsamda 24 Haziran seçimlerinin, Türkiye Cumhuriyeti Devleti’nin yeniden inşasını öngören, halkın doğrudan Cumhurbaşkanını seçebildiği kapsamlı dönüşüm sürecinin kritik bir adımıdır.

Türkiye 24 Haziran 2018 seçimlerini, yaklaşık % 52,56 oy oranıyla Recep Tayyip Erdoğan’ın kesin ve tartışmasız başarısıyla tamamladı.

Böylece, Erdoğan güçlü liderliğini ve potansiyelini bir kere daha göstermiş oldu.

Bu başarı; halkla kurduğu duygusallığın hala güçlü bir şekilde devam etmesi, terörle mücadele karşısında gösterdiği performansla ülkeyi güvenli bir hale getirmesi, çağdaş gelişmeleri belli bir istikrar içinde yönetebilmesi ve toplumsal taleplere gösterdiği hassasiyet sayesinde mümkün olmuştur.

Cumhur ittifakı ile yüksek bir oy oranı yakalanmış olmasına rağmen AK Parti bir önceki seçime oranla 7 puanlık bir düşüş yaşadı. Bu ciddi bir uyarıdır. Her seçimin; dinamikleri, seçmen düşünceleri ve oy verme oranlarının  o seçime has olduğunu kabul etmek gerekir.

AK Parti’nin 7 puan oy kaybedişi çok ciddi bir şekilde değerlendirilmelidir.

AK Parti’yi temsil edecek milletvekilleri, parti il ve ilçe başkanları ile belediye başkanları gibi yerel siyasal aktörlerin, toplumun beklentilerini göz ardı etmemesi, AK Parti’nin bir sonra ki seçimlerde başarı sağlayacak önemli bir adım olacaktır.

Türkiye bugüne kadar Kandil’e yönelik sınırlı operasyonlar yürüttü. Ancak bugünkü şartlar daha kapsamlı operasyonlara imkan tanıyor. Uluslararası konjonktür ve teknolojik imkanlar açısından durum böyle ve Türkiye bulunduğu bölgede bu şartların gereğini yapıyor.

Terörle mücadele eden devletlerin de yapması gereken en önemli şey terörün alanlarını her anlamda kısıtlamasıdır. Terörün finansı kesilir, eğitim olanakları kısıtlanır, hareket alanı daraltılır, katılım sayısı kurutulur.

 

 

Fırat Kalkanı ve Zeytin Dalı harekatı ile Türkiye bunu gerçekleştirdi.

Şu an Kandil ve Menbiç’ te yapıyor. Yarın terör tehdidi neredeyse o noktaya  yapar. Terörün tehdit oluşturduğu  barınıp varlığını devam ettirdiği alanları daraltır. Kandil’de sıkıştıkça örgüt Irak, iran ve Suriye’ye doğru hareketlenecektir. Bu durumda da bu ülkeler nezdinde askeri ve diplomatik girişimlerde bulunarak örgüt daha da sıkıştırılıp hareket alanı kısıtlanabilir.

Operasyon bölgesinden gelen haberler de etkili sonuçlar alındığını gösteriyor. Önümüzdeki günlerde operasyonun genişlemesi, sözde lider kadronun etkisiz hale getirilmesi ve daha etkili sonuçların alınması da sürpriz olmayacak.

Menbiç konusun da uzlaşmanın Türkiye için her açıdan  oldukça önemli bir diplomatik başarı olduğu ortada. Her şeyden evvel Ankara, Afrin’in ele geçirilmesinden sonra Suriye’deki PKK varlığı ile mücadelede somut bir başarı  daha elde etti. Bu başarı askeri bir operasyona gerek kalmadan, ABD ile ortaklaşa yürütülmesi ise apayrı bir öneme sahip.

Bu başarıların arkasında şüphesiz, Türkiye’nin her şeyi göze alarak kendi menfaatlerinde doğrultusunda  ısrarcı olması bulunuyor.

Bu Yazara Ait Diğer Makaleler