Anayasal Krallık Ne Demek? Analiz
Denise LUCY KALİFORNİYA DOMİNİK ÜNİVERSİTESİ

Suudi Arabistan’da Yeni Tartışma

Anayasal Krallık Ne Demek?

Sadece bir soru değil bu. Suudi Arabistan’ın II. Körfez Savaşı’nın (1990-1991) ekonomik maliyetini karşılaması, ülkedeki yabancı askerlerin varlığı, devlet kurumlarındaki yolsuzluklar, reform yanlılarının seslerinin daha gür çıkmasına yol açtı.

Mayıs 1991’de Selman el-Avde, Sefer el-Havali, Aid el-Karni ve Nasır el-Ömer’in aralarında bulunduğu bir grup alim ve hukukçu, İslami çerçevede hukuki, idari, içtimai alanlarda ve medya alanında reform taleplerini kapsayan bir talepler dilekçesini imzaladılar. Avde II. Körfez Savaşı’nda ABD ile işbirliği yapılmasını şiddetle eleştirdi. Eylül 1993’te Avde ve Havali’nin hutbe ve konferans vermesi yasaklandı. 16 Ağustos 1994’te Avde ve arkadaşları Sahva hareketi liderlerine yönelik kapsamlı tutuklama operasyonlarında gözaltına alındılar ve Nisan 1999’da serbest bırakıldılar. Avde ve Sahva hareketinden bazı isimler Eylül 2017’de tekrar tutuklanarak cezaevine konuldu ve o günden beri idamla yargılanıyorlar.

          Yani Suudi Arabistan Islah Hareketi Suudi Arabistan’da çözümün anayasal krallıktan geçtiğini düşünen bir grup davetçi ve aktivist tarafından kurulmuştur. Bu kimselere göre, Suud ailesinin varlığı istikrarın ve ülkenin bütünlüğünün garantisidir. Bu harekette yer alan isimlerin başında ise Muhsin el-Avaci gelmektedir. Hareket 1991’deki Körfez Savaşı sonrası oluşturulmaya başlandı ve Amerikan güçlerinin savaş sonrasında ülkede kalmasıyla birlikte faaliyetlerini artırdı.

Fakat Suudi Arabistan 21’inci yüzyıla siyasi ve ekonomik reform talepleriyle girdi. 11 Eylül olaylarından sonra, siyasi unsur Suud ailesi ile dini unsur Şeyh ailesi arasında bir asırdan fazla süredir topluma dayatılan ittifak formülü kabul görmediğinden, Hamid gibi aydın, hukukçu, aktivist ve ulemadan geniş bir kesim reform taleplerinin dozunu artırdılar ve 2003-2004 yılları arasında iktidardaki ailenin mutlak krallıktan vazgeçmesine, katılımcılığa, adalet ve özgürlüklere dayalı anayasal krallığa geçilmesine ve yargının bağımsızlığına dair talepleriyle ilgili bir dizi mektup gönderdiler, beyanatlarda bulundular.

Bu hareket Suud ailesinin anayasal krallık üzerinden yönetimini sürdürmesini istiyor ve hatta onu bir istikrar unsuru olarak görüyordu. Ancak o yıllarda radikal bazı grupların intihar saldırılarına maruz kalan ülkede, bu sesler yönetim tarafından en ağır şekilde bastırıldı, önemli isimleri tutuklandı.

 

        Sivil ve Siyasi Haklar Cemiyeti (Hasm) 2009 yılında 11 hukukçu, akademisyen ve aktivistin kurduğu bir insan hakları örgütüdür. Bu cemiyet İnsan Hakları Evrensel Beyannamesi temelinde insan hakları alanında bir bilinç oluşturmayı hedefliyordu. 9 Mart 2013’te Riyad Ceza Mahkemesi cemiyeti kapattı ve mallarına el koydu. Hamid’in de kurucuları arasında olduğu hareketin bünyesindeki liberal ve İslamcı kesimler, tüm siyasi ve ideolojik farklılıkları bir kenara koyarak ortak taleplerde birleştiler; ancak rejim buna da geçit vermedi. Hamid 11 yıl ceza aldı. Suud el-Haşimi 30, Musa el-Karni 20, Abdurrahman eş-Şehiri 10, Muhammed el-Kahtani 10, Abdulkerim el-Hıdır ise 8 yıla mahkûm oldu.

Devletin anayasal krallığı ülkenin yapısına uymadığı gerekçesiyle reddetmesiyle muhalefet ağır bir darbe almış oldu. Reddetmek bir yana, devlet birçok ismi hapse atarak ikinci darbeyi vurdu. Devlet reform taleplerini reddederken bunların “dış güçlerle bağlantılı” olması gibi klasik argümanlara sığındı. “Terörle savaş” Suudi devletinin reform dosyasını rafa kaldırmasının güçlü bir gerekçesi oldu. Bu sebeple bazı çevrelerin reform çalışmalarını dışarıya taşıdıklarını gözlemliyoruz.

           Dr. Saad Fakih’in kurduğu hareket 1994 yılında Londra’da bir ofis açtı. Hareket 2003-2004 yıllarında, Riyad başta olmak üzere, ülkenin bazı kentlerinde gösteriler organize etti; ancak rejim göz açtırmadı. Hareket Suud ailesi çatısı altında reformun imkânsız olduğunu ve reformların ancak krallık rejiminin yıkılması, seçilmiş halkçı yönetimin kurulmasıyla gerçekleşeceğini dillendiriyor. Fakih, iktidardaki ailenin reform yapma gücüne sahip olmadığı yönünde siyasi ve dini bir kanaate sahip. Dolayısıyla Suud ailesinin yıkılmasını ve şuraya dayalı İslami bir rejim kurulmasını hedefliyor.

          Yakın dönemde Arap Yarımadası Halk Özgürlük Hareketi veya Yeni Hür Prensler, kraliyet ailesinden ayrılarak Almanya’da yaşayan muhalif Suudi Prens Halid bin Ferhan es-Suudi tarafından Eylül 2019’da kuruldu. Prens Halid bir vizyon açıklayarak ülkesindeki sistemin mutlak krallıktan anayasal krallığa evrilmesi çağrısı yaptı ve halkın kendi kendisini yönetmesi gerektiğini ifade etti.

Suudi kraliyet ailesi iktidarda kendisine ortak istemiyor. Çözümü ise anayasal krallık gibi reform düşüncelerini benimseyen herkesi ortadan kaldırmakta görüyor. Merhum Hamid de zaten bir konferansında “Bu ülkede çöl kültürü hâkim ve işlerin çözümü için hâlâ kılıca olan bir inanç mevcut” derken bu gerçeğin altını çiziyordu.

Ve yine Prens Talal da bir demecinde, mutlak krallıkların bu çağın ruhuna uymadığı eleştirisi yapmış ve Suudi Arabistan’ın Sovyetler Birliği gibi çökme tehlikesine dikkat çekmişti. En büyük temennimiz bu kötü senaryonun yaşanmaması ve aklıselimin galip gelmesidir.

Bu Yazara Ait Diğer Makaleler