Altın Savaşları Var Analiz
Machiko KANETAKE United Nations University

Çin’den İlginç Bir Bilgi

Altın Savaşları Var

ABD ile Çin arasında gerçekleşen ticaret görüşmeleri ve gelecek makro ekonomik veriler altın fiyatlarını etkileyecek en önemli aktör haline geldi.

Aslında Merkez bankalarının güvercin duruşunun altın fiyatlarını destekleyeceği beklentisi, altında gelinen seviyenin en önemli katalizörlerinden biri oldu. Küresel çapta merkez bankaları beklentiler yönünde hareket ederek politika faizlerini düşürdü.

Çin ile ABD arasında süregelen ticaret savaşları ve dünya genelinde artan jeopolitik riskler merkez bankalarını genişlemeci politikalara zorlarken, Avrupa Merkez Bankası (ECB) Başkanı Mario Draghi, Avro Bölgesinde para politikalarının maliye politikalarıyla desteklenmesinin azami önem teşkil ettiğini söyledi.

ABD Merkez Bankasının (Fed) beklentiler dahilinde faiz indirimine gitmesine rağmen, toplantı sonrası konuşan Fed Başkanı Jerome Powell’ın beklenenden şahin bulunması, altın fiyatlarındaki yükselişi bir nebze olsun baskılamış görünüyor.

Altının ons fiyatı son üç haftanın en yüksek seviyesi olan 1.526 dolara yükseldikten sonra, 1.520 dolar seviyesinde dengelendi.

Analistler, konjonktürün bu şekilde devam etmesi halinde son 6 yılın en yüksek seviyesi olan 1.555 dolar seviyesinin test edilebileceğini kaydetti.

Ticaret savaşlarında yaşanacak iyimser gelişmelerle altın fiyatında belirli gevşeme yaşanabileceğini tahmin eden analistler, 1.480-1.490 seviyesinin altının ons fiyatı için önemli destek olduğunu belirtti.

Merkez bankalarının adımları sonrası yatırımcılar tarafından güvenli liman olarak görülen altının fiyatlamasında ABD ile Çin arasında süregelen ticaret görüşmeleri başta olmak üzere, küresel makro ekonomik veriler, jeopolitik riskler ve siyasi gelişmelerin önemli rol oynaması bekleniyor.

ABD ile Çin arasındaki ticaret savaşları iki ülkeyi de olumsuz etkilemeyi sürdürüyor. İki ülke de ticaret savaşları sebebiyle ortaya çıkan ekonomik bozulmaları para ve maliye politikalarıyla önlemeye çalışırken, süreci asgari hasarla atlatmaya çaba sarf ediyor.

New York Fed’in Gelecek 12 Aylık Resesyon Beklenti Raporu’nda ABD ekonomisinin Ağustos 2020’de resesyona girme ihtimalini yaklaşık yüzde 38 seviyesinde görüyor. Bu seviye, 2009’dan bu yana ulaşılan en yüksek değere işaret ediyor. 1967 yılından beri bu seviyeye her ulaşıldığında ABD ekonomisi resesyona girdi.

Çin ekonomisi, 2019’un 2. çeyreğinde yüzde 6,2 ile son 27 yılın en düşük büyümesini kaydederken, diğer makro ekonomik göstergelerde de görece negatif seyir izlenmeye devam ediyor.

ECB, son toplantısında bankaların fazla rezervlerinden aldığı faiz oranını sıfırın altında yüzde 0,05’e çekse de bu hamlenin bölge ekonomisindeki kötü gidişi durdurabilecek yeterlilikte olup olmadığı konusundaki endişeler canlılığını koruyor.

Analistler, ECB’nin aylık 20 milyar avroluk parasal genişleme aksiyonunun altın fiyatlarını yukarı yönlü desteklediğini, Avro Bölgesi’nde maliye politikalarına ilişkin gelişmelerin, altın fiyatları üzerindeki etkilerinin takip edileceğini belirtti.

Denk bütçe politikası izleyen Kuzey Avrupa ülkeleri, kamu harcamalarını artırmak için son ana kadar bekleyeceklerini açıklarken, bu ülkelerin başını Almanya çekiyor. Almanya Finans Bakanı Olaf Scholz, olası bir resesyon durumunda müdahale etmek için milyarlarca avroluk birikimlerinin olduğunu fakat müdahale etmek için acele etmeyeceklerini ifade etmişti.

Bu Yazara Ait Diğer Makaleler