Kılıçdaroğlu’nun Manipülasyonu ve ADAM KAZANDI Gerçeği Analiz
Ümit SANLAV SOSYAL MEDYA ARAŞTIRMACISI

Kılıçdaroğlu’nun Manipülasyonu ve ADAM KAZANDI Gerçeği

Söz vermiştim kendime…

Siyaset yazmayacaktım… İşimin temelini oluşturan kişisel – kurumsal marka ve itibar yönetimi, en büyük tutkum olan futbol; teknoloji; sosyal medya; eğitim, eğitim teknolojileri, Sarıyer’im bana yeter dedim..

Ama içinde bulunduğumuz konjöktürün gösterdiklerini halen okuyamayan, göremeyen anlayamayan ve doğru olarak ifade edemeyenler olduğu için, içim içimi yedi, hop oturdum hop kalktım… Dayanamadım ve yine çöktüm klavyenin başına.

Önyargılarınıza mahkum olmadan okuyun ve görüşlerinizi konuşalım

Ey CHP’li kardeşlerim; lütfen önyargılarınıza mahkum olmadan, doğanız gereği yaptığınız – ve genelde takdir de ettiğim- itiraz mekanizmanızı devreye sokmadan, lütfen sadece DÜŞÜNEREK okuyunuz.. İtirazınız var ise “Ümit kardeşim/ağabeyim/arkadaşım sen böyle düşünmüşsün ama bu böyle değil böyle diyin. Ama ne olur şu tabloyu bir görün:

Oylar çalındı manipülasyonu kime hizmet eder?

Tarih 1 Kasım 2015. Saatler 21’i gösteriyor, CHP’li kardeşlerimin tamamına yakınının ağzında “Kemal istifa” feryadı.. Tarih 2 Kasım… Aynı arkadaşlarımın tamamının ağzında “oylarımız çalındı” feryadı. Siyaseten hiç takdir etmediğim ve CHP’nin en büyük talihsizliği ve AK Parti’ninse en büyük avantajı olarak gördüğüm Kemal Kılıçdaroğlu’nu ilk kez bu kadar başarılı buldum. Nasıl bir manipülasyonla tabanını 180 derece çevirdi müthiş bir başarı.

Sandık başında görevini hakkıyla yerine getiren CHP’liye haksızlık değil mi?

Peki ya bugün: Daha seçimlere bir hafta kala “oylarımız çalınacak” algısı üzerine oynandı… Seçimler daha devam ederken oylarımız çalınacak dendi. Yahu madem biliyorsun, madem o kadar iyi bir örgütün var sahip ol da çaldırma. Yukarıdan kafana bir taş düştüğünü görüyorsun; düşüyor, düşüyor, düşüyor diye olduğun yerde bağıracağına bir adım geri kaç da kafana inmesin demezler mi adama? Nitekim bütün sandık görevlisi arkadaşlarım gerek bire bir konuşmalarımızda, gerek sosyal medya paylaşımlarında; gururla sandıklarına sahip çıktıklarını, bir tek oy bile zayi etmeden tutanaklarını ilçe seçim kurulu ve partilerinin yetkili kurullarına verdiklerini ifade ediyorlar. Bu oylar çalındı söylemi her şeyden önce o oylara sahip çıkmak için saatlerce emek veren arkadaşlarımıza haksızlık. Ama mesele o değil. Ortada öyle bir şey yok. Mesele tamamen 1 Kasım seçimlerinde olduğu gibi CHP seçmeninin önüne bir konu atıp onunla didişmesini sağlayıp, kendisi aradan sıyrılmak. Seçim gecesi CHP’li kardeşlerimin tek konuştuğu konu ne idi? “Oylarımız çalındı”.. Peki bu konuyu çıkart al aradan ne konuşurdunuz? “Türkiye’nin en köklü partisiyiz, Recep Tayyip Erdoğan’ın önündeki en güçlü kaleyiz de neden %22’de kaldık” derdiniz.

%22 alan bir CHP ve %30 alan bir Muharrem İnce profili oluşunca, Muharrem İnce’nin partinin başına geçme ümitleri yeşerdi ve bu kez oyunu bozdu. Bir önceki seçimde de yapabileceği hamleyi, bu kez yaptı ve CHP seçmeninin gündemini bu hurafeden, atılan bu yemden uzaklaştırarak, gerçekleri görmeye davet etti. 2 Kasımda “oylarımız çalındı” diyen, 10 Hazirandan beri “oylarımız çalınacak” diyen, 24 Haziran gecesi yine “oylarımız çalındı” diyen CHP seçmeni, 25 Haziran da “başarısız nedenini aramaya başladı”.

 

Akla zarar açıklamalar

Bu kez Kemal Kılıçdaroğlu’nun işi gerçekten zor.. Söylediği laflar laf değil; sığındığı liman liman değil. Açıklamalarında iki temel söylem kaldı akıllarda ki ikisi de akla zarar: Biri “Seçimin tek kaybedeni AK Partiymiş de tek kazananı CHP imiş” açıklamasını konuşmayacağım bile. Diğeri de Muharrem İnce elbette %30 alacak, zaten onu alması için aday yaptık. Yahu madem senden daha fazlasını alması için aday yaptın, kalk koltuktan da senden daha fazla alacak olan otursun demezler mi adama?

Kılıçdaroğlu’nun aklınızla oynamasına izin vermeyin

Sevgili CHP seçmeni kardeşlerim. Ne olur şu çalındı malındı manipülasyonları ile kendinizle ve aklınızla oynanmasına izin vermeyin ve hakkı görün. Muharrem İnce ne diyor; ADAM KAZANDI. Adam neden kazandı onu düşünün. ADAM çalıştı; Kılıçdaroğlu son 3 seneden yaptığı tek eylem olan ADALET YÜRÜYÜŞÜNÜ yere göğe sığdıramadınız ya; ADAM içeride hainlerle savaştı. ADAM dışarıda düşmanlarla savaştı. ADAM gizli servislerle mücadele etti. ADAM dış unsurların siyasi lobileri ile mücadele etti. ADAM sınırımızdan fiilen girmeye çalışan çapulcularla ve perde arkasından da değil, alenen onu destekleyen Amerikan güçleri ile silahlı mücadeleye girdi. ADAM dünya coğrafyasında zulüm gören tüm Müslümanlara destek oldu, umut oldu. ADAM memleket siyasetini yönetti, devlet yönetti. ADAM ekonomik savaş ile hem içeride hem dışarıda savaştı. Bütün bunları aynı anda yapan ADAM, Ramazan’da her akşam başka bir iftar, sahur programları yaptı ve sadece son 27 günde 35 Miting yaptı. ADAM KAZANDI!

Aslında ADAM değil Türkiye kazandı…

2023 ve 2071 Vizyonlarında güçlü Türkiye‘nin şifreleri var. Ekonomik bağımsızlık, demokratik reformlar, ticari atılımlar, teknoloji üretimi ve daha niceleri.
Teknoloji doktorun elinde can veren, katilin elinde can alan neşter gibidir. Dışarıdaki düşmanlar, içimizdeki hainler ile verdiğimiz mücadelede, kendi arama motorumuzu, sosyal paylaşım sitelerimizi kendi browserımızı yazmadığımız sürece başarılı olmamız mümkün değildir.
Teknolojik bağımsızlığımızın şifreleri Sayın Recep Tayyip Erdoğan’ın şu cümlesinde aşikar; “dijitalleşmeye özel bir önem veriyor, dijital Türkiye’nin zamanının geldiğine inanıyoruz. 2023 vizyonmuzu ortaya koyduk, yeni yönetim sistemi ile bunu daha da güçlendirerek, küresel dünyada daha söz sahibi olduğumuz bir hale çevireceğiz.”
Sadece İHA SİHA ve Savunma Sanayi alanında %20’den %65’e çıkan %100 yerli ve milli üretim, teknoloji üretimi konusundaki ciddiyetimizi ortaya koymaktadır. Aselsan gibi bir yüz akı markamıza yapılan yatırımlar aşikar. Önümüzde akıllı şehir projelerinden, enerji projelerine dek pek çok atılımla dünya lideri olmaya hazırlanan bir TÜRKİYE CUMHURİYETİ geleceği duruyor.

Bu Yazara Ait Diğer Makaleler