Ada’dan Haberlerim Var Analiz
Alpaslan DÜVEN TÜRK-İNGİLİZ GAZETECİLER BİRLİĞİ BAŞKANI

Alpaslan Düven Yazdı:

Ada’dan Haberlerim Var

İngiltere’de siyasi krizin derinleşmesine yol açan Avrupa Birliği’nden ayrılma yani Brexit meselesindeki son gelişmelere bir göz atalım. Konuyu sadece İngiltere-AB arasındaki çetin müzakereler ve İngiliz iç siyasetindeki yüzeysel tartışmalar boyutuyla değil, daha çok perde arkasında yaşanan ve ölüm tehditlerine varan gerçeklerle değerlendirmeye çalışacağım.

Avrupa siyaset tarihinde benzeri görülmemiş bir kriz yaşanıyor. Bu krizin merkezinde yaşayan bizler, gelişmeleri şaşkınlık ve endişeyle izliyoruz. Elbette Brexit konusunda herkesin kendine özgü değerlendirmesi ve bir bakış açısı var.

En bilinen gerçek Başbakan Theresa May’in Avrupa Birliği’nden ayrılmak için Brüksel ile yürüttüğü müzakereler sonucunda vardığı anlaşma, Londra’daki siyasi krizin daha da derinleşmesine yol açtı. İstifa eden bakanların sayısı ise her geçen gün artıyor.

Bu satırları yazarken hükümetin üç bakanı daha istifa ettikleri açıkladı mesela. İngiltere’nin Ortadoğu’dan Sorumlu Bakanı Alistair Burt’un istifası bu durumun ciddiyetini ortaya koymaya yetiyor. Hükümet ayakta durmakta zorlanıyor.

Başbakan May ise başbakanlık koltuğunu parti içindeki rakiplerinden birine teslim etmemek için ısrarla direniyor. Önünde istifa etmekten başka bir seçenek yok. Sadece milletvekillerinin değil, halkın da talebi bu yönde. Londra’da düzenlenen Brexit karşıtı yürüyüşü basın mensubu olarak bende takip ettim.

İngiltere tarihindeki en büyük protestoydu bu. Bir milyonu aşkın katılım vardı. Brexit’in iptal edilmesi için Parlamento’nun internet sitesi üzerinden başlatılan imza kampanyasına ise 5 milyona yakın kişi imza attı.

İmza kampanyasını başlatan Margaret Georgiadou, ölüm tehditleri aldığını ve Facebook hesabını silmek zorunda kaldığını açıkladı. Georgiadou, yürüyüşe katılmak istediğini ancak hayatından endişe ettiği için katılamadığını söyledi.

Ülkeyi büyük bir kaosa içine sürükleyen Başbakan May, önceki hafta gerçekleştirdiği ulusa sesleniş konuşmasında milletvekillerini suçlayıcı açıklamalarda bulundu. Bu konuşmanın hemen ardından milletvekilleri ölüm tehditleri almaya başladıklarını açıkladı. Bazı milletvekilleri koruma sayısını arttırırken bazıları seçim bölgelerinde tek başına gezmekten korkar oldu.

İngiltere’de bu sorun bir yana bir de ‘gizli enflasyon’ meselesi var. Resmi rakamlara göre İngiltere’de enflasyon yüzde 1.8 ile 1.9 oranında. Sokakta karşılığı olmayan bir resmi rakam bu. Alış veriş yaptığım market sahipleri, meyve- sebze, et ve kuru gıda ürünleri ile tütün ürünlerine yapılan zamlardan şikayetçi. Hissedilen enflasyon ise yüzde 5 ile 10 arasında. Sokakta durum böyle.

Brexit konusunda gelinen aşamaya bakacak olursak; Brüksel, İngiltere’nin Brexit’in 29 Mart’tan daha ileri bir tarihe ertelenmesi talebine şartlı onay verdi.  Brexit Anlaşması’nın İngiltere Parlamentosu’ndan geçmesi halinde ayrılık 22 Mayıs’ta gerçekleşecek. Ancak parlamentonun planı tekrar geri çevirmesi durumunda İngiltere’nin Brexit konusunda son karar tarihi 12 Nisan olacak.

Fakat İngiltere, Aralık 2020’ye kadar AB yasalarına tabi olmaya devam edecek ve tek pazar üyesi olarak kalacak. Taraflar isterlerse Temmuz 2020’den önce olmak şartıyla bu süreyi uzatabilecekler. Dünya, Brexit sonrası İngiltere’nin nasıl bir ülke olacağını merak ediyor. Detaylar ise AB Komisyonu’nun kabul ettiği planda yer alıyor.

Planın detayları ise şöyle:

-İngiltere, bir geçiş süreci olmadan AB için üçüncü ülke konumuna gelecek. Bu durumda da AB’nin kurucu anlaşmaları ve hukuki mevzuatı İngiltere’de uygulanması son bulacak.

-Ayrıca İngiliz vatandaşlarının AB vatandaşlıkları sona erecek. AB, kendi sınırını geçen İngiliz vatandaşlarına ek kontroller yapılabilecek.

-AB ve İngiltere arasındaki ticari ilişkiler Dünya Ticaret Örgütü kuralları çerçevesinde yürütülecek. Böylece ürünler gümrük kontrollerine ve standartlara uyum denetimlerine tabi olacak.

-İrlanda ve Kuzey İrlanda arasında barış sürecini desteklemeye ve ekonomik uyumu sağlamaya yönelik AB programı devam edecek.

-İngiltere’nin 2019 yılı AB bütçesine taahhüdünü sürdürmesi halinde, İngiltere’ye yönelik AB mali taahhütleri ve ödemeleri sürecek.

-İngiltere, AB balıkçılarının faaliyetlerine izin verirse AB’de aynı şekilde karşılık verecek. AB, balıkçılarının Brexit nedeniyle faaliyetlerini durdurmaları halinde birlik fonlarından tazminat almaları sağlanacak.

-AB ve İngiltere arasında türev ve hisse senetleri gibi finansal piyasalara yönelik işlemler bir süre daha devam edecek.

-Uçuşlarda aksama yaşanmaması için karşılıklı olarak havacılık faaliyetleri sürdürülecek. AB ile İngiltere arasında, yük taşımacılığı, kara ve tren ulaşımı gibi hizmetlerin karşılıklı olarak bir süre daha devam etmesi sağlanacak.

-Erasmus’a devam eden öğrencilerin, İngiltere ve AB ülkelerindeki eğitim programlarını tamamlamalarına imkan verilecek.

-AB ve İngiltere vatandaşlarının ayrılıktan önce kazanılmış sosyal sigorta yardımları sürdürülecek.

-İngiltere’nin AB vatandaşlarına vizesiz seyahat hakkı vermesi halinde AB ülkeleri İngiliz vatandaşlarına aynı hakkı sağlayacak.

-İngiltere vatandaşlarının AB ülkelerinde kalış süresi 90 günle sınırlı olacak. Sınırlarda sıkı pasaport kontrollerine tabi olacaklar.

-İngiltere vatandaşlarının AB ülkelerinde kalış süresi 90 günle sınırlı olacak. Sınırlarda sıkı pasaport kontrollerine tabi olacaklar.

Şimdilik durum böyle… Bakalım İngiltere ve Avrupa Birliği’ni nasıl bir gelecek bekliyor?