3 Kasım’ dan 24 Haziran’a Analiz
Hüseyin YAKAR GÜVENLİK POLİTİKALARI ARAŞTIRMACISI

SAVUNMA SANAYİİ VE SEÇİMLER:

3 Kasım’ dan 24 Haziran’a

Savunma sanayii alanında son askeri teknolojiyi yakalamak ve kalifiye, güçlü orduya sahip olmak, Ülkelerin askeri caydırıcılığı açısından önem arz ediyor.

24 haziran Cumhurbaşkanlığı ve parlamento seçimine giderken, terör operasyonlarına hız kesmeden devam eden, Dünya’daki teknolojik gelişmeleri yakından takip edip, bunu yerli imkanlarla üretilen savunma sanayiine tatbik edebilen bir Türkiye var.

3 kasım 2002’ den bu yana geçen 16 yıllık süreçte, gerek terörle mücadele de istikrarlı adımlar atılırken, Kandil dağına yapılan operasyon Türkiye’nin bu konuda ki kararlığını ortaya koyuyor.

Terör örgütünün lojistik ve barınma merkezi haline gelen, Kandil dağına yönelik büyük operasyon, şüphesiz teröre vurulmuş en büyük darbe olarak cumhuriyet tarihi literatürüne geçecek.

Tüm bunlarla birlikte yerli savunma sanayiden gelen olumlu gelişmeler, Türkiye’ nin yeni yüzyıl ve kurulan yeni düzendeki yerini perçinlemeye aday gibi görünüyor.

Yazının başında da belirttiğim gibi, ülkelerin askeri teknolojide ki başarısı önümüzdeki dönemde hiç olmadığı kadar önem arz ediyor.

Endüstri 1.0 ve 2.0 dönemlerini kaçıran Türkiye şu an yıllardır konuşulan endüstri 4.0 ‘ ı yakalamak zorunda.

Zira önümüzdeki dönemde dünyada söz sahibi olmak istiyor ve bölgesel güç olmanın hayalini kuruyorsak tüm enerjimizi endüstri 4.0 kanalize etmek zorundayız. Evet son 16 yılda hiç olmadığı kadar ivme kazanan Türk ekonomisi ve yerli silah sanayi bunu devlet politikası haline getirip devamlılığı sağlamalı ve bunu inovasyonla pekiştirip tüm dünyanın gıpta ile izlediği atılımlarına hız vermeli.

Milli gururumuz Aselsan son 10 yılda satışlarını 4 kat artırdı. Borsada ise hisse değeri 4 yılda 4 kat yükseldi. Defence News Top 100’de 18 basamak atlayan şirket, akıllı sistem üretiminde iddialı konuma geldi ve 58. Sıraya yükseldi.

ASELSAN, geçen yıl cirosunu yüzde 42 artırdı. Şirket, 2017’de 5 milyar 360 milyon liralık satış rakamına ulaştı. ASELSAN’ın elindeki siparişlerin tutarı da geçen yıl sonu itibarıyla 6,8 milyar doları buldu.

Ve artık tüzel şirketlerin bile silah üretip ihracat yapabildiği bir ülke konumuna geldik.

Geçmiş yıllarda ithalat yoluyla ve çok büyük paralarla alabildiğimiz insansız hava araçları’nın (İHA) yerli ve milli imkanlarla üretilmesinin önemini son 1 yıl içinde gerçekleşen fırat kalkanı ve zeytin dalı operasyonlarında hep birlikte gördük. Konvansiyonel silahların dışında hava taarruz sistemlerinde ki gelişme ve gelinen nokta gerek dünya da gerekse içerde dikkatlerden kaçmadı.

Ve son olarak  insansız hava araçları ailesinin yeni üyesi olacak olan Akıncı TİHA’ ların üretimine başlandığı açıklandı.

SİHA’ların bir üst modeli olarak tasarlanan Akıncı TİHA, 4,5 ton ağırlığında olacak ve 1,5 ton faydalı yük taşıyabilecek.

16 yıl önce bu rakamları görsek belki de güler geçerdik. Ancak inanç ve tutku ile yapılan her işte olduğu gibi yerli üretime verilen destek neticesinde kısa süre içerisinde Türk mühendis ve işçisinin başarısı tüm Dünya’da kabul gördü.

Ancak altını bir kez daha çizmekte yarar görüyorum. Önünüzde ki yüzyılın sahipleri inovasyon, yapay zeka teknolojisi ve endüstri 4.0 sıfırı yakalayabilen ülkelerin olacak. Ve biz buna hiç olmadığımız kadar yakınız.

Son on-onbeş yıla sığdırılan, yerli savunma sanayisinde ki üstün başarılara hız kesmeden devam eden Türkiye, seçim arefesinde batılı güçlerin ekonomik-siyasi operasyonlarını da boşa çıkarmış durumda.

24 haziran seçimlerine bu perspektiften bakmakta büyük fayda var.

Bu Yazara Ait Diğer Makaleler