Bizce Bilin
JEOSAM Jeopolitik Stratejik Araştırmalar Merkezi

Koronavirüste D Vitamini Kullanımı Ve Yanlışlar

Koronavirüse karşı bağışıklığı güçlendirmek için pek çok kişinin bilinçsizce D vitamini takviyesi aldığını belirten uzmanlar, “D vitamini zehirlenmesi başlangıçta baş ağrısı, bulantı, kusma, ağız kuruluğu, kabızlık, şuur bulanıklıkları, huzursuzluk, sinirlilik, kas güçsüzlüğü gibi şikayetlere yol açarken daha ileri kronik toksisitede damar sertliği, yüksek tansiyon gibi kalp ve damar sistemi hastalıkları, böbrek taşı, pankreas iltihabı, kemiklerde ağrı ve kırılmaya eğilim gelişebilir” diyor.

Pek çok insan yüksek dozda D vitamini takviyesi alır ve yan etkilerin oranı nispeten düşüktür. Bununla birlikte takviyeler veya gıdalarda uzun süreli ya da aşırı D vitamini tüketimi olumsuz yan etkilere neden olabilir. D vitamini toksisitesi ile ilişkili önemli yan etkilerin çoğu kanda kalsiyum yükselmesi ile ilgilidir.

D vitamini, A, D, E ve K vitaminlerini içeren yağda çözünen vitaminler ailesine aittir. Bu vitaminler, yağ ile iyi emilir ve karaciğer ile yağlı dokularda depolanır. Birçok vitamin içinde diğer vitaminlerden farklı olarak D vitamini olarak adlandırılan ‘kolekalsiferol’ aslında bir hormondur ve güneş ışınları sayesinde cildimizdeki kolesterolden üretilir.

D vitaminin başlıca görevleri arasında; kalsiyum, magnezyum ve fosfatın emilmesi ve düzenlenmesi, kemiklerin sertleşmesi, hücrelerin büyümesi ve farklılaşması, bağışıklık fonksiyonu, sinir ve kas fonksiyonun sağlanması gelmektedir. Asıl görevi kemiklerin gücünü koruması olmasına rağmen son yıllarda bağışıklık sistemi ile ilgili hastalıklarda, bazı kanser hastalarında D vitamini düzeylerinin yetersiz olduğu tespit edilmesi üzerine birçok hastalıkla D vitamini eksikliği arasında ilişki kurulmuştur.

Günlük D vitamini ihtiyacının ancak yüzde 10 ila 20 kadarının besinlerle alındığına dikkat çeken uzmanlar, “Kalan yüzde 80 ila 90’ı güneş ışığına maruz kalarak sentezlenir. Yazın öğle saatlerinde haftada 3-4 kez 15-20 dakika güneşlenme ile yaklaşık 10.000 ila 20.000 IU arası vitamin D dozuna eşdeğer düzeyde D vitamini sentezi gerçekleşir. Süt ürünleri, balık yağları ve yağlı balıklar (somon, uskumru, ton balığı, sardalye), yumurta sarısı, tereyağı, karaciğer D vitamini açısından zengin besinlerdir. D vitamini seviyesi kanda ölçülebilir, ideal olarak 30-50ng/ml arasının yeterli vitamin D düzeyi olduğunu kabul ediyoruz. 50 ng/ml üzeri bazı rahatsızlıklar hissedilmeye başlansa da kan düzeyi 200 ng/ml üzerine çıktığında D vitamini toksisitesi başlar” ifadelerini kullanıyor.

Vücutta toksisite oluşturacak kadar fazla D vitamini düzeyinin yükselmesi yalnızca besinler veya güneşe maruz kalmakla gerçekleşmeyecek Bu kadar yüksek kan düzeyleri günde en az 10 bin ünite D vitamini alan kişilerde gelişir.

D vitamini toksisitesi, vücuttaki D vitamini seviyelerinin zarar verecek kadar yüksek olduğu anlamına gelir. Aynı zamanda hipervitaminoz D olarak da adlandırılır. Takviye olarak ideal D vitamini alımı günlük 500-2000 ünite olmalıdır, D vitamini alımı için tolere edilebilir üst sınır günde 4000 ünitedir.

D vitamini toksisitesi ile ilişkili önemli yan etkilerin çoğu kanda kalsiyum yükselmesi ile ilgilidir. Bu yan etkiler başlangıçta baş ağrısı, bulantı, kusma, ağız kuruluğu, kabızlık, şuur bulanıklıkları, huzursuzluk, sinirlilik, kas güçsüzlüğü gibi şikayetlere yol açarken daha ileri kronik toksisitede damar sertliği, yüksek tansiyon ve ritim bozuklukları gibi kalp ve damar sistemi hastalıkları, böbrek taşı, pankreas iltihabı, kemiklerde ağrı ve kırılmaya eğilim gelişebilir.

Bu Yazara Ait Diğer Makaleler