Yeni Yasa Çözüm Olacak Mı? Analiz
Ümit SANLAV SOSYAL MEDYA ARAŞTIRMACISI

Sosyal Medya Uzmanı Ümit Sanlav:

Yeni Yasa Çözüm Olacak Mı?

 

Geçtiğimiz hafta meclis tarafından kabul edilen sosyal medya yasası elbette devletimiz ve kişisel güvenliğimiz için çok değerli. Ne var ki gerçek çözüm; kendi teknolojimizi üretmek, kendi sosyal medya ağlarımızı, kendi browserlarımızı yazmamız gerektiğidir. Düşünsenize bugün tik-tok’un, facebook’un, whatsapp’ın veri madenciliği savaşlarını konuşuyoruz. Yani veri casusumuz çin mi olsun? CIA’mi olsun?

 

Türkiye’nin ve dünyanın bir numaralı gündem maddesi, sosyal medya olduğu muhakkak. Bazı okurlarımız, bir numaralı gündem maddesini Korona Virüs olarak adeder, bazıları Ayasofya, bazıları kadın cinayetleri, bazıları İstanbul Sözleşmesi, bazıları küresel ısınma diyebilir.

Ne var ki örnekleri çoğaltılabilecek tüm bu maddeler, anlık iletişimin mükemmel şartlarda bizlere sunulduğu medya ortamları ile gündeme geliyor, algı tasarımları yapılıyor, gündem dışına itilebiliyor, toplum mühendisliği yapılabiliyor, kitleler harekete geçirilebiliyor. Yani en önemli günden maddeleri bile sosyal medya olmadan bir anlam taşımıyor.

 

Peki böylesine hayati önem taşıyan bir mecranın başıboş ve kanunsuz bırakılması ne kadar doğru idi?

Yıllardır özenle üzerinde durduğumuz bu hayati çalışma nihayet -eksikleri olmasına rağmen- tamamlandı ve eksiklerinin de zaman içinde tamamlanacağını ümit ediyorum, emek verenlerin, gece gündüz çalışanların ellerine, emeklerine sağlık. Zira hiç kolay bir çalışma değildi bu.. Denklemin o kadar çok eşitsizlikleri, bilinmeyenleri iç ve dış dinamikleri var ki.

 

Amerika’da Obama döneminde başlayan yasa çalışmaları (mevcut bir yasa çıkmasına rağmen sürekli revize halinde) devam etmekte; Avrupa Komisyonu nefret söylemlerine 1 saat içinde müdahale edilmesi gerekliliği kararı aldı; Fransa 24 saat içinde kaldırılması kararını onayladı.

Türkiye’de de 5671 Sayılı İnternet Ortamında Yapılan Yayınların Düzenlenmesi ve Bu Yayınların Yoluyla İşlenen Suçlarla Mücadele Edilmesi Hakkında Kanunu sosyal ağlar ile ilgili maddeler eklendi. Toplumumuz içinde “Sosyal Medya Yasası” olarak bilinen bu çalışmanın detaylarını ve kapsamını biraz açalım bu sayımızda.

Kanun hakkında kısaca, yıllardır sosyal medyanın etik ve güvenli kullanımı konusunda okullara ve çetitli kurumlara verdiğimiz eğitimlerde bahsettiğimiz konularda nelerden bahsetmiş isek onun kurallı halini görüyoruz demek mümkün. Yani bir düzen, bir etik, kişisel ve milli güvenlik ihlali konularında sınırlamalar getiriyor bu yasal düzeneme.

 

HIZLI MÜDAHALE

Sosyal medyada işlenen suçlarda mevcut hukuki sistem hız kazanmış oluyor. Mahkeme kararına karşın 24 saat içinde içeriği kaldırmayan sosyal mecra mecrası, tazminat ödeyecek. Kişisel hakların ihlali ve sosyal hayatin gizliliği kapsamındaki içeriklerin kaldırılması için yapılan başvuruyu ilgili mecra, mahkeme kararı olmaksızın en geç 48 saat içinde yanıtlanmak zorunda olacak. Suç teşkil eden içerik kaldırılmazsa bir milyon liraya kadar varabilecek cezalar gelecek.

Bu konuda atılan adım çok güzel ama sosyal medyanın hız akışını düşündüğünüzde bırakın 48 saati, 24 saati; 15 dk bile bazen telafisi mümkün olmayan sonuçlar doğurabilir. Ek düzenlemelerle sosyal medyanın hız akışına uyum gösterilmeli.

TÜRKİYE’DE TEMCİLCİLİK AÇMA ZORUNLULUĞU

Kullanıcı sayısı bir milyonun üstündeki sosyal medya şirketleri Türkiye’de temsilcilik açmak zorunda olacak. Temsilcilik açmayan kuruluşlara faaliyet izne verilmeyecek. Kullanıcı verileri Türkiye’de barındıracak. Bu konunun hem kişisel, hem milli güvenlik; hem de ticari boyutu var. Daha önceki yazılarımızda bu mecraların Türkiye’deki reklamlardan vergi vermediğini ve bunun devletimiz ağır maddi kayıplarını yazmıştık.

YASALARDA SUÇ OLARAK TANIMLANAN, SOSYAL MEDYADA DA SUÇ OLACAK

Terör, iftira, küfür, kadın ve çocuk istismarı, suç ve suçluyu övme, şiddeti özendirme, kamu düzenini bozma ve nefret suçları sosyal medyada işlendiğinde yaptırımsız kalmayacak. Yasalarda suç sayılan her fiil sosyal medya paylaşımları için geçerli olacak.

 

HEM DENETLENEBİLİR, HEM UYGULANABİLİR

Facebook, Twitter, Instagram, TikTok gibi sosyal ağlar ile Netflix gibi dizi-film sağlayıcı platformların denetlenemeyen politikaları nedeniyle ortaya çıkan sorunlar, artık dünyanın ortak sorunu haline dönüşmüş durumda. Kişisel bilgilerin istihbarat birimlerine verilmesi tartışması, paylaşılan yalan haberler, gerçekliği olmayan verilerle organize karalama faaliyetleri, ırkçılık ve nefretin körüklenmesi, gençleri ölüme sürükleyen siber zorbalıklar ya da yaşlıları hedef alan dolandırıcılıkların üzerine gidilebilecek. Hem devletin birimleri bu konuda daha etkin çalışabilecek, hem de bu konudaki vatandaş ihbarları daha seri şekilde işleme alınabilecek.

 

VERİ CASUSUMUZ ÇİN Mİ OLSUN, AMERİKA MI?

Elbette bu çalışmalar devletimiz için, kişisel güvenliğimiz için çok değerli olasa da, her yazımızın sonunda ifade ettiğimiz gerçek çözüm; kendi teknolojimizi üretmek, kendi sosyal medya ağlarımızı, kendi browserlarımızı yazmamız gerektiğidir. Düşünsenize bugün tik-tok’un, facebook’un, whatsapp’ın veri madenciliği savaşlarının boyutlarını konuşuyoruz. Yani veri casusumuz çin mi olsun? CIA’mi olsun? bunu tartışıyoruz.

Bu Yazara Ait Diğer Makaleler